Bize Ulaşın :

+90 (216) 495 29 65

Köşe Yazıları

15.02.2013

Ulaştırma ve Lojistik Yüksekokulunun Düşündürdükleri

Benim çok iyi bildiğim şeyler pratik hayatta bir işe yaramıyor.
                                                                                                                       Albert Einstein

Ulaştırma ,Lojistik,Taşımacılık ve Raylı Sistemler eğitimi alanları ve bu sektörlerde çalışanları takdirle izliyorum.

Eski bir “demiryolcu” olarak bir tesbit yapmak istiyorum.Son yıllarda Üniversiteler tarafından yeni “keşfedilen” Lojistik ,Ulaştırma,Taşımacılık,Raylı Sistemler  ile ilgili bölümlerin açılmasına ve eğitimlerin başlatılmasına , dünyanın  ve kendilerinin geleceğinin lojistik ve taşımacılıkta olacağını “hisseden” gençlerin bu konudaki “farkındalığına” çok seviniyorum.  

Türkiye’nin siyasi ve ekonomik gelişmesi ve güçlenmesinde bu sektörlerin çok önemli bir işlevi olacağını inanıyorum.

Ülkemiz dünyanın en stratejik yerinde.Dört tarafımız (Akdeniz,Ege, Marmara, Karadeniz) denizlerle çevrili,enerji ve ulaştırma yollarının kesiştiği ve kıtaların birleştiği bir yerdeyiz. Üstüne üstelik de dünyanın “lojistik yeteneği” en iyi ülkesi konumundayız.

Ama biz (Türkiye) hala bunun farkında değiliz.Dünya lojistik ve taşımacılık sektöründe payımıza düşene baktığımızda da bunu görüyoruz.

Olmaz böyle bir şey, trajikomik bir “olay”.

Bu arada bizim 1980’li yılların başından itibaren pek farkına varamadan “ıskaladığımız” bir oluşum da var.Bu oluşum, “Türkiye’yi siyasi ve ekonomik baskı altında tutmak ve stratejik konumumuzu değersiz kılmak için Avrupa-İran-Türki Cumhuriyetler ve Avrupa-Suriye-Irak taşıma yollarının değiştirilmesi ve başka ülkelere kaydırılması “oluşumudur.Son yirmibeş yılda yaşadık ve gördük ki ulaştırma yolları,Türkiye “ bypas” edilerek değiştirildi.


Türkiye ulaştırma yollarının dışına itildi.Deyim yerindeyse “yolsuz” kaldık.

Bu konuda bir iki örnek vermek istiyorum;
Yunanistan 1980’li yılların başında bir proje hazırladı ve uygulamaya koydu. Avrupa’dan demiryolu ile Yunanistan’ın Volos Limanına getirilen eşyalar buradan Denizyolu ile Suriye’nin Lazkiye (Latakia) Limanına götürülmeye başlanıldı.Bu güzergah üzerindeki Kıbrıs da bundan yararlandırıldı.Yine Yunanistan, Lazkiye limanının  bu taşımalara uygun hale getirilmesi için,liman projesi hazırlattı. Bu projenin kredisini de temin ederek, Lazkiye’yi bölgenin en büyük limanlarından biri haline getirilmesine yardımcı oldu.Bu projeyi destekleyen ülkelerin amacı ,yukarıda anlatmaya çalıştıklarımdı.

İnanması zor olan bir örnek daha vereyim;
İran ve Irak 1980-1988 arasında ölümüne bir savaş yaşadı.Her iki taraftan bir milyonun üzerine insan öldü.Suriye bu savaşta İran’ı destekledi.Arkasından Irak Kuveyt’i (1900-1991) işgal etti.

Bütün bunlara rağmen on sene birbirleri ile ölüm kalım savaş yapan Suriye,Irak ve İran Türkiye’yi kenarda bıraktıracak bir proje için 1990’lı yılların başında işbirliği anlaşması yaptılar.Bu Proje, Yunanistan-Suriye deniz taşıma projesinin devamı niteliğindeydi.
Avrupa’dan Yunanistan-Suriye üzerinden  Lazkiye Limanına gelecek yükleri bu Limandan sonra  Suriye-Irak-İran üzerinden yapılmasını sağlayacak ve taşımaları İran ilerisi ülkelere de götürecek “Demiryolu Projesi”ydi.

Bu yıllarda gelişen bazı siyasi olaylar projeyi etkiledi.İyi ki etkiledi.

Size ilginç bir şey daha söyleyeyim.İran, Türkiye’nin Türki Cumhuriyetleri ile bağlantısını kesmek için üç sene içinde 545 kilometrelik elektrifikasyonlu ve sinyalli  demiryolu hattı döşeyerek Sarakhs (Türkmenistan) –Meşhed (İran) hattını, Basra Körfezindeki Bandar Abbas ve Bandar İmam Humeyni limanlarına bağlantı yapan hatları 1995 yılında tamamlamış  ve bölgedeki (Türkmenistan,Özbekistan,Kazakistan) ülkelerden yapılan transit taşımacılığı Basra Körfezine kaydırmıştır.
 
Söylemeye çalıştığım,Lojistikçilerin ve taşımacıların kendi sektörlerini,ilişki içinde oldukları diğer sektörleri çok iyi tanımalar yetmiyor.Ulaştırma,taşımacılık ve lojistik tarihini,ülkesinin ve diğer  Ülkelerin ulaştırma ve taşımacılık stratejilerini de çok iyi bilmeleri,buna göre pozisyon almaları,geleceğin vizyonunu bu birikimlerine göre oluşturmaları gerekiyor. 
 
Firma isminde“Logistics/Lojistik” bulunan veya sonradan eklenen Türk firmalarına baktığımızda,bu “isimlendirme” veya “eklendirme”  geçmişlerinin on yılı geçmediğini görebiliriz. 

Türkiye’nin bu “genç” sektörünün  önünü,dünya ile rekabet edebilecek şekilde “mücehhez/donanmış”  gençler açacaktır.Gençler de görecekler ki “insanlar daha iyilerin değil,daha farklıların peşindedir.”

Bir Demiryolcu olarak demiryolu ile ilgili “ahkam kesmek” istiyorum.

Denizcilerin mütevazı bir deyimleri var.”Deniz taşımacılığı olmazsa dünyanın yarısı soğuktan diğer yarısı da açlıktan ölür” diyorlar.Yani tercümesi biz yoksak dünya yoktur.İşte biz demiryolcular tam bu sırada dünyayı kurtardık.İnsanları ve eşyaları su (deniz,içsuyolu,göl) kenarlarının dışına,ülkelerin ve kıtaları içine taşıdık.Dolayısıyla gelişmeyi  ve güvenliği içerilere götürdük.Demiryolcular denizcilerle hep yakın dost oldu,birbirimizle hiç rekabet etmediler.Taşımanın zincirini birlikte oluşturdular.

Bir ara aralarına “karayolu” girdi ama,son yıllardaki gelişmeler trafik yoğunluğu, çevre ve ses kirliliği, ısınma,taşıma maliyetleri,enerjinin pahalılığı  ve AB’nin ulaştırma politikalarında demiryolu, denizyolu ve içsuyolu taşımacılığını öne çıkartan kararları, demiryolu ile denizyolunun geleceğinin ve sıkı ilişkilerinin tekrar başlamasının  önünü açtı.

Türkiye AB müktesebatına uyum çerçevesinde demiryolu taşımacılığı ile ilgili yapısal değişim aşamasına geldi.Ulusal Program kapsamında 2009 yılının ilk yarısında Demiryolu ile ilgili önemli iki kanun ve bunlara bağlı yönetmelikler çıkartılacak.Bu kanunlarla demiryolu işletmeciliği özel sektöre açılacak.Özel sektör kendi  kaynaklarıyla (insan,lokomotif,vagon) yük ve yolcu taşımacılığı yapacak.

Önümüzdeki süreçte taşıma türleri (demiryolu,denizyolu,karayolu,havayolu,içsuyolu) arasında rekabet yerine sıkı bir işbirliği yapılması yapılacaktır.Bütün eşyalar bir kabın (konteyner, bigbag, palet) içine konularak,yükün değil yük biriminin elleçlenmesi yapılarak taşımalara hız (yükleme,boşaltma,sınır geçişleri,işlem) kazandırılacaktır.


Olmazsa olmaz taşıma şekli “Kombine Taşımacılık” olacaktır.

Bu taşıma zincirini de “Lojistikçiler” oluşturacaktır.Onlara çok iş düşecek.


Planla kalkınma dönemimizde ilk defa  yedi yıllık olarak hazırlanan ve 2007-2013 dönemini kapsayacak şekilde hazırlanan Dokuzuncu Kalkınma Planı,AB’nin Ulaştırma Politikalarına uygun tüm düzenlemeleri bu dönemde yapmayı ve kalkınma dönemi sonunda da AB’ye tam üye olmayı amaçlamaktadır. 

İçimizden (Lojistik/Taşımacılık) birisinin, Martin Luther King’in “Bir rüyam var” sözleri ile başlayan konuşması gibi “Türkiye’nin Lojistik ve Taşımacılık” sektörü üzerine Martin Luther King’in bu sözleriyle başlayan duygulu bir konuşma yapmasını  hayal ediyorum.

Yazımı Genç Lojistikçilere ve Taşımacılara Sayın Bülent Eczacıbaşı’nın beni çok etkileyen, bir okulda öğrencilerle yaptığı söyleşide söylediklerini ithaf ederek bitirmek istiyorum.
”Hepimiz için en önemli şey,mutlu ve başarılı çocuklar yetiştirmek.
Bu da o kadar çok şeye bağlı ki…
En üst düzeyde eğitimin önemine inanmak ama diploma ile hiçbir şeyin bitmeyeceğini bilmek.
Bir alanda uzmanlaşmak ama genel kültür sahibi olmanın önemini de anlamak.
Kendine güvenmek ama başka insanlardan üstün görmemek.
Azimli ve başarı için hırslı olmak ama şükretmesini ve yetinmesini de bilmek.
Yaptığı işi ciddiye almak ama kendini fazla ciddiye almamak.” Diyor ve şöyle bitiriyor.
”Çok şey şey istiyorsunuz”  diyeceksiniz ama ne yapalım siz sordunuz ben de söyledim.

Ben de tüm lojistikçilere ve taşımacılara işbirliği içinde başarılar diliyorum.


Yaşar ROTA
TCDD  Hareket Dairesi Başkan Yardımcısı (E) ve Anadolu Üniversitesi Porsuk Meslek Yüksekokulu Raylı Sistemler Teknolojileri Öğretim Görevlisi

DUYURU

İlgililerin dikkatine; 19 Haziran 2019 Çarşamba

Firmamız Greenbrier(Rayvag) olarak ülkemiz demiryolu taşımacılığının yoğun olarak yapıldığı Payas/İskenderun, Malatya, Kayseri ve Divriği/Sivas'ta Mobil servis hizmeti vermeye başlamışlardır. Hizmetlerimiz üç şekilde verilmektedir.
1-Vagon sahibi firma vagonu hakkında bilgi verir. Yapılacak tamirin şeklini de belirlemiş ise; Firmamızdan fiyat ister ve karşılıklı mutabakatla arıza giderilerek fatura edilir.
2-Vagon sahibi firma vagonları ile ilgili bilgileri verir, firmamız yıllık olarak vagonların bütün ihtiyaçlarını karşılayarak hizmet verir. Karşılıklı şartları belirleyerek fiyatlama mutabakatı ile aylık fatura edilerek ödeme talep edilir.
3-Mobil ekiplerimizin konuşlandığı istasyonlardan geçen müşteriye ait vagonların tamamı her geçişinde arıza, sarf ve durum tespiti amaçlı kontrol edilir, bir gün sonra müşteriye rapor edilir. Bu hizmet için vagon başı cüzi bir bedel aylık olarak talep edilir. Şayet arıza tespit edilirse anında müşterinin ECM ve yetkilisine haber verilir. Arıza hakkında detaylı bilgi verilir, tamirin yapılma şekli belirlendikten sonra müşteriye daha önce belirtilen yedek parça ve işçilik ücreti üzerinden tamir gerçekleştirilir.
Bilgilerinize sunarız.

Üyelerimiz

E-Posta Listemize Kayıt Olun

Aşağıdaki formu kullanarak e-posta adresinizi sistemimize kayıt edin, gelişmelerden haberdar olun.

Süreli Yayınlarımız

Demiryolu Dergisi Son Sayısı Çıktı!

Demiryolu Dergisi Son Sayısı Çıktı!

İndir

Çevirimiçi Broşürümüzü İndirmek İçin TIKLAYIN!

Raporumuzu İndirmek İçin TIKLAYIN!

Bilanço ve Gelir Tablosunu İndirmek İçin TIKLAYIN!