Bize Ulaşın :

+90 (216) 495 29 65

Köşe Yazıları

30.11.2008

Pardon Bakarmısınız: Tren Geliyor

Bugün bir dünya haritasını önümüze alarak Türkiye’nin etrafına ve
Dünya üzerindeki konumuna baktığımızda ve genel bir durum tesbiti yaptığımızda; 

Türkiye’yi,ulaştırma ve enerji yollarının geçtiği, dünyanın en stratejik  bir yerinde bulunduğunu, Dünya’nın tam merkezinde ve üç (Avrupa,Asya,Afrika) kıtanın buluştuğu yerde olduğunu görürüz.
Ayrıca, dört tarafı (Akdeniz,Ege,Marmara,Karadeniz) denizle çevrili,ülkelerarası ve kıtalararası geçişlerin  karayolu,demiryolu,
havayolu ve denizyolu ile yapılabileceği bir konumda bulunan ve   doğal bir lojistik yeteneği olan bir ülke olduğunu da görürüz. 

Ülkemiz mevcut veya planlanmakta olan çokmodlu(kara,deniz,demiryolu,
havayolu,boru yolu) uluslar arası taşıma yollarının kavşağında yer almakta olup, Avrupa, Kafkasya , Ortadoğu ve Orta Asya’yı ve hatta Uzak Doğu’yu birleştiren bir merkez ve bölgesel ve uluslar arası yolların buluştuğu anahtar bir ulaşım terminali konumundadır.

Aynı zamanda özellikle Avrupa Birliği ülkeleri için öngörülen Trans Avrupa Ulaşım Şebekelerinin (TEN) doğu kapısını oluşturmaktadır.
Dünyanın taşımacılık ve lojistik gerçekleşme değerlerine baktığımızda ve Türkiye’nin gerçekleşen değerleri ile karşılaştırdığımızda, bizim bu doğal lojistik ,ulaştırma ve taşımacılık kabiliyetimizi tam olarak kullanamadığımızı ve almamız gereken payı alamadığımızı görmekteyiz.
Türkiye’nin bu coğrafi konumu nedeniyle kıtalar arasındaki doğal köprü olma avantajını lehine kullanabilmesi, geliştirilen alternatif güzergahlar ile rekabet edebilmesi için tüm ulaştırma altyapılarını ve  özellikle de demiryolu alt yapısını hızla yenilemeli, gerekli yapısal reformları gerçekleştirmelidir.
Önceki yazımızda da belirttiğimiz gibi,AB ulaştırma ve taşımacılık türleri ile ilgili olarak uyulması mutlak gerekli olan bazı kararlar aldı.
Bu kararlara göre;
• Taşımacılık türleri arasında rekabet yerine işbirliği olmalıdır
• Taşımanın ana aks’ı demiryolu,denizyolu,içsuyolu olmalı,karayolu kılcal taşımaları yapmalıdır.
• Her türlü eşya bir kabın (konteyner,palet,bigbag) içine konulmalı,bu kablarla ve birden fazla ulaşım türü kullanılarak rekabet edilebilir maliyetle taşıma yapılmalıdır
• Demiryolu taşımacılık sisteminde yapısal bir değişiklik yapılmalı,demiryolu işletmeciliği kamu ve özel kurumlara açılmalıdır
• Ulaştırma ve Taşımacılık sisteminde çalışanların tümü,işi ile ilgili eğitimi almış olmalıdır
Türkiye’nin AB müktesebatı ile ilgili uyum çalışmaları devam ediyor.
TBMM’nin 2008 yılın son çeyreğindeki çalışmalarında  Ulusal Program çerçevesindeki 131 adet uyum yasası çıkartılacak ve bu  yasalara göre tüm sektörler de AB normlarına göre uygulamalara,düzenlemelere,çalışma koşullarına başlayacaktır.

Ulusal Program çerçevesinde Demiryolu taşımacılığı ile ilgili tüm hukuki düzenlemeler (demiryolu ile ilgili iki Kanun ve bu kanunlar gereğince çıkartılacak Yönetmelikler) yapıldığında,tüm taşımacılık ve lojistik Firmalarında ,mal ve hizmet üreten tüm işletmelerde ,limanlar,organize sanayi bölgeleri,üretim ve tüketim yapan her türlü ticari ve sanayi tesislerinde,yapısal,teknolojik,eğitilmiş insan kaynağı,yatırım hedefleri,taşımacılık anlayışı ile ilgili olarak çok yakın gelecekte , çok önemli değişimler yaşanacaktır.
 
Taşımacılıkta demiryolu lehine değişimi başlatacak olan çığ dağdan (AB Müktesebatı) koptu,yuvarlana yuvarlana büyüyerek geliyor.Taşımacılık türlerinin bir bölümü, biz istesek de istemesek de bu çığın altında kalacaktır.  

Ulaştırma ve Taşımacılık sektöründe yeni hukuki düzenlemelerin getireceği yeni anlayışlar,kısıtlamalar,açılımlarla Demiryoluna öncelik verilecek,taşıma türleri arasında belli bir süreç içinde denge sağlanacaktır.

Deyim yerindeyse ulaştırma ve taşımacılık sektöründe 1950 yılından itibaren oluşan “stres” bir “deprem” ile dengesini bulacaktır.

Peki biz Ulaştırma ve Taşımacılık sektörü olarak yakın gelecekte çıkacak ve uyulması mutlak olacak hukuki düzenlemelerin yaratacağı bu depremsel değişimlere hazırmıyız?

Biz,geleceğe dönük stratejilerin, projelerin,planların,yatırımların ve insan kaynaklarının,önümüzdeki değişimi dikkate alarak gözden geçirilmesinin “hayati” önemde olduğunu düşünüyoruz.

Yukarıda da belirtildiği gibi demiryolu sistemi,taşımacılığın ana aksı olacaktır.

Halen ülkemizde yapılmakta olan demiryolu altyapı yatırımları önümüzdeki 2007-2013 (Dokuzuncu Kalkınma Planı) sürecinde de artarak devam edecek,yeni yollar yapılacak,tüm limanların demiryolu bağlantılarının yapılması teşvik edilecek,bu konuda çeşitli kolaylıklar getirilecektir. 

Türkiye planlı döneme başladığı 1963-1967 döneminden Sekizinci Kalkınma Planı (2001-2005) dönemi sonuna kadar kalkınma planlarını beşer yıllık olarak hazırlamıştı.

Dokuzuncu Kalkınma Planı ilk defa ve belki de son defa yedi (2007-2013) yıllık olarak hazırlandı.

Bu dönemin sonu,AB üyeliğinin de başlangıcı gibi düşünüldü.

Dokuzuncu Kalkınma Planının Vizyonu,AB Katılım Süreci ve Ulaştırma başlıklı stratejileri ve hedefleri  aşağıdaki şekilde açıklanmıştır;

“2.1. Vizyon
9. 2007-2013 dönemine ilişkin uluslararası gelişmeler ve temel eğilimler
doğrultusunda, Türkiye ekonomisine ilişkin geçmiş dönemdeki gelişmeler ile mevcut ekonomik ve sosyal gelişmeler dikkate alınarak hazırlanan Dokuzuncu Kalkınma Planının vizyonu, “istikrar içinde büyüyen, gelirini daha adil paylaşan, küresel ölçekte rekabet gücüne sahip, bilgi toplumuna dönüşen ve AB’ye üyelik için uyum sürecini tamamlamış bir Türkiye” olarak belirlenmiştir.” 

“Avrupa Birliğine Katılım Süreci

41. 3 Ekim 2005 tarihinde tam üyelik müzakerelerinin başlamasıyla birlikte,ülkemiz ile AB arasındaki ilişkilerde yeni bir döneme girilmiştir.

42. Plan dönemi sonunda, AB’ye üyelik hedefi doğrultusunda, Kopenhag siyasi kriterlerine uyum düzeyinin yükseltilmesi, ekonomik kriterlere uyum sağlanması ve 35 fasıl altında toplanan AB müktesebatına ilişkin müzakerelerin sonuçlandırılarak katılım sürecinin tamamlanması amaçlanmaktadır.”

“Ulaştırma
415. Ulaştırma türlerinin teknik ve ekonomik açıdan en uygun yerlerde
kullanıldığı dengeli, akılcı ve etkin bir ulaştırma altyapısının oluşturulmasında sistem, bütüncül bir yaklaşımla ele alınacak; yük taşımalarının demiryollarına kaydırılmasını, önemli limanların lojistik merkezler olarak geliştirilmesini sağlayan,taşıma modlarında güvenliği öne çıkaran politikalar izlenecektir.

418. Demiryolu ve denizyolunun karayolu ile rekabet edebileceği koridorlarda taşıma üstünlüğünü sağlayacak bir yatırım ve işletmecilik anlayışıyla koridor bazında belirli tonaj potansiyelini aşan yüklerin demiryolu ve denizyolu ile taşınması özendirilecektir.

Demiryolu
423. Yük taşımalarının demiryolu ağırlıklı yapılması ulaştırma sektöründe stratejik bir amaçtır. Bu doğrultuda demiryolunda özel sektör tren işletmeciliği geliştirilecektir. Yük taşımacılığı özel sektörün işletmecilik avantajlarından yararlanılmak üzere serbestleştirilecek ve TCDD yeniden yapılandırılarak kamu üzerindeki mali yükü sürdürülebilir bir seviyeye çekilecektir. Özel sektörle ortaklıklara gidilerek başta sanayi bölgeleri olmak üzere demiryolu bağlantı hattı yatırımları yapılacak ve araç yatırımları özel sektöre bırakılacaktır.”

Türkiye ,2013 yılının sonunda AB Müktesebatının ve bu müktesebat dikkate alınarak hazırlanmış olan Dokuzuncu Kalkınma Planının hedeflerine uygun hale gelmiş olacaktır.

Çok yakın gelecekte Özel sektörün de demiryolu işletmeciliğine açılması ile Ulaştırma ve taşımacılık sektöründe “demiryolu taşımacılığı” da rekabete açılacaktır.
 
Bu suretle demiryolu sektörü en yeni teknolojilere uygun çeken ve çekilen araçlarla,eğitimli insan kaynaklarıyla ve yepyeni bir anlayışla sistemin içine girecektir.
Halen devam eden ve başlayacak olan demiryolu projeleri ile Londra’dan Pekin’e,Berlin’den Bakü’ye,Paris’ten Bağdat’a,İstanbul’dan Türki Cumhuriyetlere direkt demiryolu taşımacılığı yapma imkanı olacaktır. 

Yine Türkiye, demiryolu denizyolu kombine taşımacılık sistemi ile   etrafında çevrili denizlerin limanlarını kullanarak, Karadeniz’i Akdeniz’e ve Ortadoğuya,Marmara ve Ege Denizi’ni Çin’e ve hatta Japonya’ya kadar bağlama olanağını bulacaktır.  
AB Ülkeleri 01.0cak.2006 tarihi itibariyle demiryolu ile Uluslar arası yük taşımacılığını rekabete açarak serbestleştirmiştir.
01.Ocak.2010 tarihinden itibaren de demiryolu ile yolcu taşımacılığını rekabete açarak serbestleştirilecektir.
Türkiye de yakın gelecekte demiryolu ile yük ve yolcu taşımacılığını ulusal ve uluslar arası rekabete açarak serbestleştirecektir.
Trenin düdüğünün ve raylardaki tıkırtısının sesi yakınlaşarak geliyor.


Yaşar ROTA

DUYURU

İlgililerin dikkatine; 19 Haziran 2019 Çarşamba

Firmamız Greenbrier(Rayvag) olarak ülkemiz demiryolu taşımacılığının yoğun olarak yapıldığı Payas/İskenderun, Malatya, Kayseri ve Divriği/Sivas'ta Mobil servis hizmeti vermeye başlamışlardır. Hizmetlerimiz üç şekilde verilmektedir.
1-Vagon sahibi firma vagonu hakkında bilgi verir. Yapılacak tamirin şeklini de belirlemiş ise; Firmamızdan fiyat ister ve karşılıklı mutabakatla arıza giderilerek fatura edilir.
2-Vagon sahibi firma vagonları ile ilgili bilgileri verir, firmamız yıllık olarak vagonların bütün ihtiyaçlarını karşılayarak hizmet verir. Karşılıklı şartları belirleyerek fiyatlama mutabakatı ile aylık fatura edilerek ödeme talep edilir.
3-Mobil ekiplerimizin konuşlandığı istasyonlardan geçen müşteriye ait vagonların tamamı her geçişinde arıza, sarf ve durum tespiti amaçlı kontrol edilir, bir gün sonra müşteriye rapor edilir. Bu hizmet için vagon başı cüzi bir bedel aylık olarak talep edilir. Şayet arıza tespit edilirse anında müşterinin ECM ve yetkilisine haber verilir. Arıza hakkında detaylı bilgi verilir, tamirin yapılma şekli belirlendikten sonra müşteriye daha önce belirtilen yedek parça ve işçilik ücreti üzerinden tamir gerçekleştirilir.
Bilgilerinize sunarız.

Üyelerimiz

E-Posta Listemize Kayıt Olun

Aşağıdaki formu kullanarak e-posta adresinizi sistemimize kayıt edin, gelişmelerden haberdar olun.

Süreli Yayınlarımız

Demiryolu Dergisi Son Sayısı Çıktı!

Demiryolu Dergisi Son Sayısı Çıktı!

İndir

Çevirimiçi Broşürümüzü İndirmek İçin TIKLAYIN!

Raporumuzu İndirmek İçin TIKLAYIN!

Bilanço ve Gelir Tablosunu İndirmek İçin TIKLAYIN!