Bize Ulaşın :

+90 (216) 495 29 65

Köşe Yazıları

15.02.2013

Özel Sektörün Demiryolu Beklentileri

Sanayileşmenin hızla gelişmesine, nüfus artışına ve yerleşim merkezlerinin yaygınlaşmasına paralel olarak ulaştırma sistemleri de konfor, hız ve güvenirlik yönünden devamlı gelişmeler kaydetmiştir.Ulaşım sistemleri içinde de toplu taşımadaki üstünlükleri ve enerji kullanımındaki tasarrufu dolayısıyla genellikle gelişmiş ülkelerde demiryolu ulaştırması sektörüne ayrı bir önem verilmiştir.
Türk demiryolu sektörüne baktığımızda, Osmanlı döneminde Alman,Fransız ve İngiliz firmalarının imtiyazında olan demiryolları Kurtuluş Savaşından sonra Türkiye Cumhuriyetince 1924 yılından itibaren millileştirilmiştir. Bu tarihten itibaren bugüne kadar demiryolu altyapısı,yolcu ve yük vagonları,lokomotifler ve personel devletin malıdır ve devlet tekeli olarak işletilmektedir.
1990’lı yılların başından itibaren,tüm dünyada taşımacılık sektöründeki gelişmeler,alt sistemler (karayolu,demiryolu,denizyolu) arasında rekabetin yerine işbirliği gerektirdiğini gösterdi.Taşımacılık sistemi,alt sistemlerin birlikte oluşturduğu kombine taşımacılığa yöneldi.
Ancak TCDD’nin elinde kombine taşımacılığa uygun vagon, konteyner ve yükleme ekipmanı bulunmuyordu.Bunun üzerine TCDD  üçüncü şahısların vagon ve konteyner sahibi olmasının önünü açarak,demiryolu taşımacılık payının artırılmasını sağlamak için,“ Konteyner taşımacılığının geliştirilmesi projesi” ile diğer taşıma alt sistemleri arasında rekabeti kaldırıp işbirliğini amaçlayan kombine taşımacılık sistemini teşvik etmeye başladı.
2003 yılı sonunda Üçüncü Şahıslara ait vagon sayısı 771 adet iken, 2010 sonu itibariyle mevcut sözleşmeler çerçevesinde 40 adet firmanın 2453 adet vagonu TCDD şebekesinde işletilmektedir.2009 yılında sahibine ait vagonlarla 4,2 milyon ton yük taşıması yapılmış olup toplam taşıma içindeki payı % 20’dir.
Kombine taşımacılık sistemi artan bir hızla ulaştırma sektöründe tartışmasız ve önemli bir taşıma şekli olmaya başlamıştır.Bu kapsamda 2002 yılında 375 bin ton/yıl olan demiryoluyla yapılan konteyner taşımacılığı 2009 yılında 15 kat artarak 5,5 milyon ton/yıl  konteyner taşımacılığı yapılmıştır. 
Günümüzde, üretilen mal ve hizmetlerin tüketim yerlerine ulaştırılmasında kullanılan sistemler, aynı zamanda rekabet edebilmenin de yöntemleridir. Bu nedenle bu araçlar hem nitelik ve nicelik olarak çeşitlenmekte ve gelişmekte, hem de etkinliği sağlamak ve maliyetleri düşürmek üzere bir veya birkaç sistem aynı anda kullanılmaktadır. Dolayısıyla tüm ulaştırma modlarının geliştirilmesi ve durumun gerektirdiği kombinasyonlarda kullanılması zorunludur. 
Son yıllardaki gelişmelere bağlı olarak, uzun mesafeli yolcu ve yük taşımalarındaki demiryolunun   üstünlüğü genel olarak kabul edilen bir olgudur. Çok  uzun mesafeli yük taşımalarda denizyolu,  yolcu taşımalarında ise havayolunun avantajı kabul edilmektedir. Kısa mesafeli yolcu ve yük taşımalarında ise esnekliği ve her yere erişebilmesi dolayısıyla karayolları tercih edilmektedir.
Bunun yanı sıra özelliği olan bazı taşımalarda ise boru hatları vb. sistemler kullanılmaktadır. 
Bu koşullar altında bir ülkenin bu modlardan herhangi birinden vazgeçme lüksü yoktur. Bu nedenle duruma uygun bir veya birkaç sistemi kullanmak üzere, gerekli yatırımları yapmak, etkin hale getirmek ve ekonominin gereksinim duyduğu taşıma talebine uygun arzı sunmak zorundadır.
Ancak dünyadaki gelişmelere ayak uyduramazsak, kimseyle rekabet edemeyiz. Yurtiçi ve yurtdışı taşımalarımızda da Cumhuriyetimizin 100.yılı yani  2023 yılı taşıma beklentilerimiz gerçekleşemeyecektir. Bu durumda 2023 hedefi olan 500 milyar dolarlık ihracat da olamayacaktır.
TCDD’nin fiziki altyapısına baktığımızda,gelişen bir ekonomi için yetersiz olduğunu görürüz.Bu nedenle özel sektör ;Avrupa Birliğine üyelik ve uyum çalışmalarını da dikkate alarak Demiryolu Sektör Kanunlarının çıkartılmasını,  diğer ikincil mevzuatın da uyumlaştırılarak sektörün yeniden yapılandırılmasını  ve bu kapsamda sistemin özel sektöre açılmasını,kanunların ve ikincil mevzuatın çıkarılması aşamasında özel sektörün katkısının alınmasını,taşımacılıkta çok düşük olan demiryolu payının artırılmasını ve etkinliğin artırılarak ekonomiye gerekli katkının sağlanmasını,karayolu ağırlıklı taşımacılık nedeniyle oluşan dışsal maliyetlerin azaltılması amacıyla bir çekirdek ağ oluşturularak yolcu ve yük taşımacılığında demiryolu payının artırılmasını,özel sektörün sisteme girişini kolaylaştıracak ve özendirecek yapısal  düzenlemelerin yapılarak, taşımacılığın yeni yapısına uygun olarak kombine taşımacılık ve lojistik alanlarına yatırımların yönlendirilmesini talep etmektedir.
Çağdaş demiryolu işletmeciliğinin yapılması için gerekli olan  fiziksel alt yapının geliştirilmesinin önündeki en büyük engel, devletin 1950’li yıllardan yakın zamana kadar demiryolu yatırımları için yeterli kaynak ayıramamasıdır.Ancak son yıllarda artarak devam eden miktarlarda kaynak ayrılmaya başlanılmıştır.50 yıl sonra ilk defa 2010 ve 2011 bütçelerinde demiryollarına ayrılan yatırım payı karayollarına ayrılan paydan daha fazladır.
Demiryolu Özel Sektörü  bu gelişmenin artarak devam etmesini ve bu politikanın; Mevcut hatlarımızı iyileştirerek trenlerimizi hızlandırmak,demiryollarımızı, dünya demiryollarında olduğu gibi yeniden yapılandırarak daha etkin ve verimli bir kuruluş haline getirmek,özel sektörün demiryolu işletmeciliği yapabilmesini sağlamak yönünde olmasını istemektedir.
Demiryolu taşımacılık sistemine giren özel işletmelerin yöneldikleri alanlar, Dünyadaki ve Avrupa’daki genel eğilime uygun olarak, “kombine taşımacılık”, “blok tren işletmeciliği” ve  “lojistiktir.”Firmalar bu alanlarda özellikle piyasaya hakim taşıma türü olan karayolu ile rekabet edebilmek, diğer yandan sistemin liberalizasyonu sonucu ileride yabancı firmaların da sisteme girmesi ile oluşacak rekabet ortamına şimdiden hazırlıklı olmak , gibi gerekçelerle bu alanlarda  gerek altyapı, gerekse mevzuat vb. diğer enstrümanların bu taşımacılık yapısına uygun olarak oluşturulmasını beklemektedirler. 
Ancak unutulmaması gereken en önemli husus,bu teknik değişim süreci içinde Türk demiryollarının uluslararası entegrasyonu için teknik altyapısının (özellikle yollar, sinyalizasyon, telekomünikasyon, çeken-çekilen araçlar ve ekipmanlar) uyumluluğu sağlanmalıdır.
Gelecek yıllarda demiryolu taşımasının gelişmeye devam etmesi ve kamuoyunun çevresel konulara duyarlılığının artması sonucu trafiğin karayolundan demiryoluna kaymasına neden olması beklenmektedir. Demiryolları da oluşan bu pozitif gelişmeden yararlanabilmek için hizmet kalitesi, konfor, güvenilirlik ve fiyat konusunda iyileştirmeler yaparak rekabet güçlerini arttırmak için önlemler almaya devam etmesi gerekecektir.
Dünya nüfusunun büyük bir kısmının yaşadığı Güney ve Doğu Asya’nın,gelecekte dünya ekonomisinin gelişiminde önemli bir rol oynayacağı öngörülmektedir. Bu bağlamda, Avrupa ile Asya arasındaki ulaştırma koridorları da,özellikle demiryolu koridorları, önümüzdeki yıllarda kritik bir rol üstlenecektir.
Günümüzde, demiryolu sektörünün sadece diğer ulaştırma sistemleri karşısında rekabet gücünü arttırmaya değil, aynı demiryolu altyapısı üzerinde birden fazla işleticinin faaliyetine imkan vererek, sektör içinde rekabet yaratılmaya çalışılmaktadır. Sektör içinde rekabetin yaratılması, demiryolu altyapısının kullanım kurallarının belirlenmesi ve bu kuralların ülkeler arasında uyumunu gündeme getirmiştir.
Özel sektörün beklentisi, demiryollarının hem teknik hem de ekonomik açıdan çağdaş bir nitelik kazanarak ülke kalkınmasını en etkin biçimde destekleyen, uluslararası gelişmelere uyum sağlayan ve aynı zamanda tüm dışsal etkileri de içermek üzere ülkeye en ucuza mal olan bir ulaştırma sisteminin oluşmasında üzerine düşen işlevleri yerine getirebilecek yönde geliştirilmesi, AB demiryolu ağı ile AB kriterlerine uyumu ve bütünleşmeyi sağlamak üzere gerekli plan ve eylemlerin gerçekleştirilmesidir.
Demiryolu ile ilgili yapılması gereken her şey bir an önce yapılmalıdır.Çünkü; “Demiryolu geleceğimizdir”


Yaşar ROTA

DUYURU

İlgililerin dikkatine; 19 Haziran 2019 Çarşamba

Firmamız Greenbrier(Rayvag) olarak ülkemiz demiryolu taşımacılığının yoğun olarak yapıldığı Payas/İskenderun, Malatya, Kayseri ve Divriği/Sivas'ta Mobil servis hizmeti vermeye başlamışlardır. Hizmetlerimiz üç şekilde verilmektedir.
1-Vagon sahibi firma vagonu hakkında bilgi verir. Yapılacak tamirin şeklini de belirlemiş ise; Firmamızdan fiyat ister ve karşılıklı mutabakatla arıza giderilerek fatura edilir.
2-Vagon sahibi firma vagonları ile ilgili bilgileri verir, firmamız yıllık olarak vagonların bütün ihtiyaçlarını karşılayarak hizmet verir. Karşılıklı şartları belirleyerek fiyatlama mutabakatı ile aylık fatura edilerek ödeme talep edilir.
3-Mobil ekiplerimizin konuşlandığı istasyonlardan geçen müşteriye ait vagonların tamamı her geçişinde arıza, sarf ve durum tespiti amaçlı kontrol edilir, bir gün sonra müşteriye rapor edilir. Bu hizmet için vagon başı cüzi bir bedel aylık olarak talep edilir. Şayet arıza tespit edilirse anında müşterinin ECM ve yetkilisine haber verilir. Arıza hakkında detaylı bilgi verilir, tamirin yapılma şekli belirlendikten sonra müşteriye daha önce belirtilen yedek parça ve işçilik ücreti üzerinden tamir gerçekleştirilir.
Bilgilerinize sunarız.

Üyelerimiz

E-Posta Listemize Kayıt Olun

Aşağıdaki formu kullanarak e-posta adresinizi sistemimize kayıt edin, gelişmelerden haberdar olun.

Süreli Yayınlarımız

Demiryolu Dergisi Son Sayısı Çıktı!

Demiryolu Dergisi Son Sayısı Çıktı!

İndir

Çevirimiçi Broşürümüzü İndirmek İçin TIKLAYIN!

Raporumuzu İndirmek İçin TIKLAYIN!

Bilanço ve Gelir Tablosunu İndirmek İçin TIKLAYIN!