Bize Ulaşın :

+90 (216) 495 29 65

Köşe Yazıları

15.02.2013

Onuncu Kalkınma Planı Hazırlanıyor

Dokuzuncu Kalkınma Planı, AB’ye üyelik sürecine katkı sağlayacak temel strateji dokümanı olarak tasarlanmıştı. Bu nedenle Plan dönemi AB mali takvimi dikkate alınarak 2007-2013 yıllarını kapsayacak şekilde ve ilk defa yedi yıllık plan olarak belirlenmişti.

Planın vizyonu “İstikrar içinde büyüyen, gelirini daha adil paylaşan, küresel ölçekte rekabet gücüne sahip, bilgi toplumuna dönüşen, AB’ye üyelik için uyum sürecini tamamlamış bir Türkiye” olmuştu ve uzun Vadeli Strateji (2001-2023) çerçevesinde hazırlanmıştı.

Dokuzuncu Kalkınma Planının devamı olacak ve 2014-2018 dönemini kapsayacak Onuncu Kalkınma Planı ile ilgili çalışmalar 05 Haziran 2012  tarihli Resmî Gazete yayınlanan 2012/14 Sayılı Başbakanlık Genelgesi ile başlatılmıştır.

Bu Genelgeye uygun olarak oluşturulan Özel İhtisas Komisyonlarının çalışmaları da 24 Eylül 2012 tarihinden itibaren ilk toplantılarını yapmışlardır. Çalışmalar yıl sonuna kadar tamamlanacaktır.

Genelge şöyle demektedir; “Günümüzde kalkınma; ekonomik büyümenin yanı sıra hukukun üstünlüğü, bilgi toplumu, uluslararası rekabet gücü, sürdürülebilir büyüme, insani gelişmişlik gibi kavramları da içine alacak şekilde çok boyutlu bir anlayışla tanımlanmaktadır. Ülkemizde de kalkınma çabalarının bu tanıma uygun olarak bütüncül bir bakış açısıyla sürdürülmesi gerekmektedir.

Önümüzdeki dönemde kamu yönetiminde stratejik bakışı esas alan, bireylerin ekonomik ve sosyal gelişimlerini destekleyen, ülkemizin potansiyelini, bölgesel dinamiklerini ve insanımızın yeteneklerini harekete geçiren, ekonomik hayatta rekabet gücünü merkeze alan ve her alanda adaleti gözeten üretim odaklı bir yaklaşım, kalkınma sürecinde belirleyici olacaktır.

Toplumumuzu hak ettiği yüksek refah seviyesine ulaştırma yolunda, kalkınmanın yukarıda tarif edildiği şekliyle gerçekleştirilmesi için Onuncu Kalkınma Planı çalışmaları başlatılmıştır. Kalkınma Planı, ülkemizin odaklanacağı dönüşüm alanlarını, hedef ve stratejilerini ortaya koyacak temel politika dokümanı olacaktır.

Daha önce 61. Hükümet Programıyla 2023 vizyonu ortaya konulmuştur. Bu amacın gerçekleştirilmesinde kamu kurum ve kuruluşları, üniversiteler, özel sektör ve sivil toplum kuruluşlarının işbirliği içinde özveriyle çalışmaları büyük önem taşımaktadır. 

2014-2018 dönemini kapsayacak olan Onuncu Kalkınma Planı, bu vizyon doğrultusunda ve katılımcı bir anlayışla ülkemizin bugüne kadarki kalkınma çabalarını daha da ileriye taşıyacaktır.

Küresel ölçekte yeni üretim ve tüketim bölgelerinin oluştuğu bir süreçte, Planın hazırlık çalışmaları, ülkemizin bu süreçten kazançlı çıkması için gerekli strateji ve politikaların tespit edilmesi açısından önemli bir fırsattır. Bu çalışmalar esnasında, ülke sorunları ve çözüm önerileri, kapsamlı ve ayrıntılı bir şekilde tartışılacaktır. Bu kapsamda, ülkenin geleceğine dair amaç ve fikir birliğine ulaşılabilmesi ve bu suretle Planın hayata geçirilebilmesi için toplumun tüm kesimlerince Onuncu Kalkınma Planı hazırlıklarına geniş bir katılım sağlanması büyük önem taşımaktadır.
Kalkınma Bakanlığının koordinasyonunda yürütülen; kamu kesimi, özel kesim ve sivil toplum temsilcileri ile akademik çevrelerin bir araya geldiği özel ihtisas komisyonlarının çalışmalarından elde edilen sonuç, değerlendirme ve öneriler Plan hazırlıklarına katkı sağlamaktadır. 

Onuncu Kalkınma Planı hazırlık çalışmaları kapsamında kurulacak komisyonların ülke sorunları ve çözüm önerileri üzerinde yapacakları kapsamlı ve ayrıntılı çalışmalar, Planda yer alacak ilke ve politikaların belirlenmesine ışık tutacaktır. Ayrıca, komisyon raporlarının; başta akademik çalışmalar olmak üzere diğer birçok çalışmaya kaynak teşkil etmesi nedeniyle, raporlarda yer alacak rakamsal veriler, analizler, politika ve proje önerileri büyük önem taşımaktadır.”

Özel İhtisas Komisyonlara katılan ve katılmayanların katkıda bulunmaları sektörlerinin geleceğini belirleyecektir.

Katkılar sağlanırken dikkate alınması gereken en önemli husus, Türkiye’nin uzun vadeli hedeflerin yakalanması için Kalkınma Planları ile devamlılığın sağlanması olmalıdır.

Özellikle Türkiye ulaştırma sektöründeki 2023 hedeflerinin gerçekleşmesi, demiryolunun yük taşımacılığındaki payının Yüzde 15’in , yolcu taşımacılığında ise yüzde 10’un üzerine çıkarılabilmesi olmalıdır. 

Böylece 2023 yılı sonuna kadar karayolunun payının yükte yüzde 60, yolcuda yüzde 72 oranına çekilmesi hedeflenmelidir.

Bir anlamda ulaştırma yol haritasını oluşturacak şekilde hazırlanması gereken “Ulaştırma Ana Planı” çerçevesinde, demiryolu, denizyolu, boru hatlarının payı tedricen
artırılmalı ve öncelikli altyapı projelerinin ortaya konulmasına ve ulaşım alt sistemlerinin uygun olanlarını aynı anda kullanan kombine taşımacılığına özen gösterilmelidir.

Türkiye’nin 2023 yılında nasıl bir noktada olması gerektiği gerçeğinden hareketle bu noktada ihtiyaç duyulacak ulaştırma sisteminin kurulması ve taşıma paylarının en etkin ve verimli bir yapıya kavuşturulmasına yönelik neler yapılacağının ortaya konması temel alınmalıdır.

Dünyanın zirvesine yerleşen ekonomiler, insan ve çevre odaklı yaşam kalitesini hedeflemişlerdir. Dolayısıyla daha yaşanılabilir alan ve ortamların oluşturabilmesi için ekonomi, çevre ve güvenlik ihtiyaçları temelinde gerekli altyapılar planlanmalıdır.

Demografik değişimler, iklimsel değişimler ve ekonomik değişimler bu planlamalarda, yeni yöntem ve çözümleri gerekli kılmaktadır.

Modern ekonomilerin dayandığı temel dinamiklerden biri, insan ve eşyanın amacına uygun olarak taşınabilmesidir. Hareketlilik yaşam kalitesinin temel dinamiği olduğundan, büyüyen nüfus ve ekonomi sonucunda ortaya çıkan yeni hareketlilik gereksinimlerinin karşılanabilmesi için daha etkin bir ulaştırma altyapısının oluşturulması zorunluluğu ortaya çıkmaktadır.

Dünya genelinde karayolu ulaştırmasının doyum noktasına ulaşması ve çevreyle ilgili duyarlılıkların artması son 20 yılda demiryolu ulaşımına daha fazla önem verilmesine sebep olmaktadır. 

Demiryolları,en yüksek büyüme ve teknoloji yoğunluğuna sahip sektördür. Bu nedenle, dünyada demiryolu sektörüne verilen önem artmaktadır. Çünkü hareketlilik, trafik yoğunluğu, trafik kazaları ve çevre gibi temel sorunların alternatif çözümlerini bünyesinde barındıran tek ulaşım türü demiryollarıdır. Ayrıca sürdürülebilir ekonomik büyüme için demiryollarının katkısı göz ardı edilemeyecek kadar önemlidir.

Gelecek yıllarda da artmaya devam edecek olan çevresel duyarlılıklar, demiryollarına verilen önemin artmasına, yük ve yolcu taşımacılığında demiryollarının daha fazla tercih edilen ulaşım türü olmasına neden olacaktır. Geliştirilecek yeni teknolojik çözümler sayesinde, diğer ulaştırma türleri ile bütünleşme altyapısı oluşturulabilecektir.

Demiryollarında kullanımı yaygınlaşacak yeni nesil demiryolu teknolojileri, bilgi ve iletişim teknolojileri ve akıllı ulaşım altyapıları sayesinde insan ve eşyanın daha güvenli bir şekilde taşınması mümkün olabilecektir.

Özellikle, yaygınlaşan ve tüm ulaştırma sistemleri ile bütünleşebilen yüksek hızlı tren, yolcu hizmetleri ve kapıdan kapıya yük hizmetleri ile etkili, ekonomik ve çevreye duyarlı bir ulaşım sistemi olarak önemli bir konuma gelecektir. Yüksek hızlı trenler, şehirleri bir birine bağlayan standart ulaştırma türü haline gelecek, kullanımı artacak olan yeni teknolojiler sayesinde, şehir yaşam kalitesinin belirlenmesinde önemli bir rol oynayacaktır.

Türkiye açısından bakıldığında ise, hedef olarak Cumhuriyetin Yüzüncü Kuruluş
Yıldönümü olan 2023 yılının seçilmesi, kitlelere yön ve hedef göstermek, motivasyon sağlamak bakımından önemlidir. 

Emniyet, çevre, enerji ve ekonomik ihtiyaçlara paralel olarak ulaştırma sektörü içerisinde her geçen gün daha fazla önem kazanan demiryolu sektörü, bu gelişmeler doğrultusunda oluşturulan vizyona gerekli katkıyı verecektir.

“Temiz ve yeşil bir çevre” hedefler doğrultusunda şekillenen 2023 yılı Türkiye’sinin, ulaşım gereksinimlerinin karşılanması amacı ile gelişen teknolojilerle uyumlu yeni hatlar inşa edilerek, mevcut altyapı ve araçlar yenilecek ve diğer ulaştırma türleri ile bütünleşme sağlanmalıdır. Böylece “kaliteli yaşam standardı” temelinde hizmet sunulması sağlanabilecektir.

Tüm bunların kaynağı ve referansı Kalkınma Planları olacaktır.Bu nedenle her kim olursa olsun herkesin katkıda bulunması gerekirdir diye düşünüyoruz.

Ve “demiryolu geleceğimizdir…” diyoruz.


Yaşar ROTA

DUYURU

İlgililerin dikkatine; 19 Haziran 2019 Çarşamba

Firmamız Greenbrier(Rayvag) olarak ülkemiz demiryolu taşımacılığının yoğun olarak yapıldığı Payas/İskenderun, Malatya, Kayseri ve Divriği/Sivas'ta Mobil servis hizmeti vermeye başlamışlardır. Hizmetlerimiz üç şekilde verilmektedir.
1-Vagon sahibi firma vagonu hakkında bilgi verir. Yapılacak tamirin şeklini de belirlemiş ise; Firmamızdan fiyat ister ve karşılıklı mutabakatla arıza giderilerek fatura edilir.
2-Vagon sahibi firma vagonları ile ilgili bilgileri verir, firmamız yıllık olarak vagonların bütün ihtiyaçlarını karşılayarak hizmet verir. Karşılıklı şartları belirleyerek fiyatlama mutabakatı ile aylık fatura edilerek ödeme talep edilir.
3-Mobil ekiplerimizin konuşlandığı istasyonlardan geçen müşteriye ait vagonların tamamı her geçişinde arıza, sarf ve durum tespiti amaçlı kontrol edilir, bir gün sonra müşteriye rapor edilir. Bu hizmet için vagon başı cüzi bir bedel aylık olarak talep edilir. Şayet arıza tespit edilirse anında müşterinin ECM ve yetkilisine haber verilir. Arıza hakkında detaylı bilgi verilir, tamirin yapılma şekli belirlendikten sonra müşteriye daha önce belirtilen yedek parça ve işçilik ücreti üzerinden tamir gerçekleştirilir.
Bilgilerinize sunarız.

Üyelerimiz

E-Posta Listemize Kayıt Olun

Aşağıdaki formu kullanarak e-posta adresinizi sistemimize kayıt edin, gelişmelerden haberdar olun.

Süreli Yayınlarımız

Demiryolu Dergisi Son Sayısı Çıktı!

Demiryolu Dergisi Son Sayısı Çıktı!

İndir

Çevirimiçi Broşürümüzü İndirmek İçin TIKLAYIN!

Raporumuzu İndirmek İçin TIKLAYIN!

Bilanço ve Gelir Tablosunu İndirmek İçin TIKLAYIN!