Bize Ulaşın :

+90 (216) 495 29 65

Köşe Yazıları

15.02.2013

Lojstikçiler/Taşımacılar Dikkat Tehlikeli Bir Durum Var: Tehlikeli Madde Taşımacılığı

Türkiye “Tehlikeli” bir sorunla karşı karşıya. Bu sorun  “Tehlikeli Madde Taşımacılığı”  konusudur.

Türkiye’nin tüm kamu kurumlarını,lojistik ve taşımacılık kuruluşlarını,araç,konteyner,
ekipman üreten sanayi kuruluşlarını,tehlikeli madde kapsamına giren tüm üreticileri,ithalat ve ihracatçılarını ve tehlikeli maddeler ile yakın veya uzak olan tüm insanları,üretici ve tüketicilerini ve aslında tüm Türkiye’yi  çok yakından ilgilendiren “hayati”  bir konudur “Tehlikeli Madde Taşımacılığı”
Bütün Dünya diyor ki ; Herhangi bir maddenin elde edilmesi, işlenmesi, saklanması, paketlenmesi, kullanılması, atılması ve taşınması sırasında gerekli/uygun önlemler alınmadığında; çevrenin, halkın, kullananların ya da sağlık personelinin sağlığını ve güvenliğini fazlasıyla tehdit ediyorsa bu bir  “Tehlikeli Maddedir.”  
O zaman bazı maddeler  herkes için gerçekten tehlikelidir.
Tehlikeli maddeler yaklaşık 1000 çeşit maddeden/eşyadan oluşan bir grubun genel adı.
Tehlikeli Maddeler dokuz sınıf altında toplanılmış.Bunlar; Sınıf 1 Patlayıcı Maddeler,Sınıf 2 Gazlar,Sınıf 3 Yanıcı Sıvılar,Sınıf 4 Yanıcı Katı Maddeler,Sınıf 5 Yakıcı Maddeler ve Organik Peroksitler,Sınıf 6 Zehirli (Toksit) ve Bulaşıcı Maddeler,Sınıf 7 Radyoaktif Maddeler,Sınıf 8 Aşındırıcı Maddeler,Sınıf 9 Diğer Tehlikeli Maddeler

Bizi yani Lojistik ve Taşımacıları münhasıran/özellikle ilgilendiren yönü,yukarıdaki bu maddelerin nasıl depolanacağı/yükleneceği/boşaltılacağı/taşınacağıdır.

Devletler oturmuş uluslar arası tehlikeli maddelerin/eşyaların tüm taşıma (karayolu,demiryolu,denizyolu,havayolu) türlerinde nasıl yükletilip boşaltılacağını,taşımada kullanılacak araçların,yük birimlerinin üretim koşullarını,taşıma türlerinin trafiğinin ve güvenliğinin şartlarını tesbit ederek hukuki bir metin haline getirmişler.Devletlerin de bu hukuki metinlere göre uyum/uygulama yapmasını  istemişler.

Ülkeler de bu hukuki metinleri yasama meclislerinden geçirerek  “iç mevzuat” haline getirmiş ve bu düzenlemelere göre kendisine gelecek veya transit geçecek maddeleri kabul edeceğini bildirmiş.Kendisinden ihraç edeceği maddelerin taşınmasında da bu hükümlere uyacağını bildirmiş.

Biz de Türkiye olarak Denizyolu Taşımacılığında IMO/İMDG (International Maritime Dangerous Goods)’ yi , Demiryolu Taşımacılığında COTİF/RID (the Regulation concerning the International Carriage of Dangerous Goods by Rail)’ yi, Havayolu Taşımacılığında IATA/DGR (Dangerous Goods Regulations)’yi kabul ettiğimizi bildirdik.

Tehlikeli maddelerin denizyolu,demiryolu ve havayolu ile Ulusal ve uluslar arası taşımaları da bu uluslar arası mevzuata ve bu uluslar arası mevzuata göre düzenlenmiş iç mevzuata  göre yapılmaktadır.

Bu Konvansiyonlar/Sözleşmeler/Anlaşmalar devletler arası bir anlaşma olup, genel ve devletler üstü bir uygulatıcı merci bulunmamaktadır. Uygulamada, denetimler devletler tarafından gerçekleştirilmekte ve anlaşma hükümlerine uyulmadığı takdirde ihlal edenlere karşı ulusal makamlar tarafından kendi iç mevzuatlarına göre yasal işlem uygulanmaktadır.

Karayolu taşımacılığındaki mevzuat durumu da şöyledir;

Türkiye, Birleşmiş Milletler Avrupa Ekonomik Komisyonu bünyesinde hazırlanan ve 
30 Eylül 1957 tarihinde Cenevre’de imzalanan “Tehlikeli Malların Karayolu ile Uluslararası Taşımacılığına İlişkin Avrupa Anlaşması ”  yani European Agreement Concerning the İnternatıonal Carriage of Dangerous Goods by Road (ADR)’ye katılmayı uygun bulmuş ve 30/11/2005 tarihinde kabul edilen 5434 Sayılı “Tehlikeli Malların Karayolu ile Uluslararası Taşımacılığına ilişkin Avrupa Anlaşmasına Katılmamızın Uygun Bulunduğuna Dair Kanun” kabul edilmiştir.

Bu Kanunun gereği olarak  31/3/2007 tarihli ve 26479 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan ve yürürlük tarihi 01.01.2009 olan “Tehlikeli Maddelerin Karayoluyla Taşınması Hakkında Yönetmelik”  çıkartılmıştır.

Ancak 15 Haziran 2008 ve 26907  sayılı Resmi Gazetede yayınlanan “Tehlikeli Maddelerin Karayoluyla Taşınması Hakkındaki Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik” ile de yürürlük tarihi 01.01.2010 tarihine ertelenmiştir.

Yani anlaşılmıştır ki; Türkiye olarak tehlikeli maddelerin karayolu ile taşınmasında özel kurallara, tehlikeli madde taşımacılığında izlenecek güzergahlar ve park yerlerine ,denetim yetkisi ve kullanımına, gönderenin, paketleyenin,yükleyenin,dolduranın,taşımacının,taşıt sürücüsünün ve araçta bulunan diğer görevlilerin,teslim alanın,tank/konteyner/depo işletmecisinin yükümlülüklerine,güvenlik danışmanına, eğitim ve uygulamadan sorumlu kurumlarına hazır değiliz. 

Uluslararası taşımalarda uyumun sağlanması ve Avrupa Birliği içerisinde serbest ticaretin kesintisiz şekilde işlemesi amacıyla ADR Konvansiyonu’nun A ve B Ekleri, AB Üye Ülkeleri tarafından birbirlerinin toprakları üzerinden ve arasında gerçekleştirilen tehlikeli madde taşımalarının düzenlenmesinin temel dayanağı olarak kabul edilmiştir. Karayoluyla tehlikeli madde taşımacılığına ilişkin olarak Üye Ülkelerin yasalarının uyumlaştırılmasına yönelik 21 Kasım 1994 tarihli ve 94/55/AT sayılı Konsey Yönergesi uyarınca ADR, 1 Ocak 1997 tarihinden itibaren AB Üye Ülkeleri içerisindeki ve arasındaki tehlikeli madde taşımaları – radyoaktif maddeler dahil- için geçerli hale gelmiştir. 94/55/AT sayılı Yönerge 2000/61/AT sayılı Yönerge ile güncellenmiş bulunmaktadır

İşin bir başka  yanı da,ADR Konvansiyonu ve 01.01.2010 tarihinden yürürlüğe girecek Tehlikeli Maddelerin Karayoluyla Taşınması Hakkındaki Yönetmelik hükümleri bize göstermiştir ki, 01.01.2010 tarihine kadar yapılacak karayolu taşımaları biraz “tehlikeli” olacaktır.
PETDER Başkanı Sayın Melih Türker "Ülkenin tamamen ADR'ye uyumlu hale gelmesi uzun yıllar alacak, çünkü bu süreç içinde bütün aktörler eğitimden geçmeli, ayrıca geriye dönük bir uygulama da mümkün değil. Mevcut araç ve ekipmanların yenilenmesi yıllar alacak. İngiltere'de bu süreç 10 yılda tamamlanmış, burada herkese çok ciddi sorumluluk düşüyor" diyor.
PETDER Genel Sekreteri Sayın Erol Metin ise, taşımacılıkta kullanılan akaryakıt ve LPG araç parkının ADR'ye uyumlu şekilde tamamen değişmesinin maliyetinin 2 milyar avronun üzerinde olduğunu ve 20 bin araçlık bir filonun değişmesi gerektiğini söylüyor, ADR uyum sürecinde araç ve ekipman üreticilerinin sertifikalı üretime başlaması, bu sürece başından itibaren dahil olması gerektiğini, ayrıca araç sürücülerinin bu kapsamda eğitim görmelerinin şart olduğunu belirtiyor. 

Yukarıda belirtilen gerekliliklerin 01.01.2010 tarihine kadar yetiştirilmesi de biraz zor görünüyor. 

Çok doğaldır ki bir hammadde ve hammaddeden üretilen ürünler bir yerden bir yere ulusal veya uluslar arası olarak taşınmaktadır.Bu taşımanın mesafesi çok kısa da olabiliyor ama yüzlerce kilometreye kadar da taşıma yapılıyor.

Taşımacılığın bütün modları da bu taşıma için kullanılıyor.

Taşımalar uluslar arası kabul edilmiş kurallara uygun olarak yapılmadığında,bu maddelerin insana ve doğaya vereceği etkinin ve zararın,bazı durumlarda telafisi bile mümkün değildir.

Ama işin bir ilginç  ve “tehlikeli” yanı da eğitim konusudur.Bu taşımacılıkta eğitim olmazsa olmaz bir koşuldur.Bu eğitimi alması gerekenlerin kapsamını düşündüğümüzde,neredeyse Türkiye’nin tamamının bu eğitimi alması gerekmektedir.Bu konuda eğitim alan ve alması gereken insanlara eğitim verecek “eğiticilerin” yetiştirilmesini de düşündüğümüzde süreç ve boyut çok büyümektedir.

Kabul edelim ki aslında çoğumuz tehlikeli maddelerin neler olduğunu bile bilmiyoruz.

Bu  konuda Deniz,hava ve demiryolu taşımacılığı daha hazırlıklıdır.Bu hazır olmanın nedeni de, kendilerini ilgilendiren Uluslar arası mevzuatla çok uzun yıllara dayanan  uyumdan ve tecrübeden kaynaklanmaktadır.


Yeni taşımacılık yaklaşımına göre Dünya ve Türkiye “Kombine Taşımacılık” türüne geçmek durumundadır.Kombine taşımacılık zincirinde, aks/anadamar taşımalar için denizyolu ve demiryolu,kılcal taşımalar için de karayolu taşımacılığı  kullanılacaktır.Bu durumda Türkiye’de Kombine Taşımacılık zincirini oluşturacak Karayolu+Denizyolu/Demiryolu taşıma türlerini kullanmak mümkün olamayacaktır.

Ayrıca Demiryolu ve denizyolu taşımacılığında,karayolu ile gelecek yüklerin,uluslar arası koşulları taşıma mecburiyeti bulunmaktadır.Dolayısıyla bu sebeble de zincir tamamlanamayacaktır.

Çünkü tehlikeli madde taşıyan bir karayolu taşıtının, kalkış ve varış noktaları arasında Ro-Ro veya Ro-La ve benzeri araçlarla denizyolu veya demir yolunu kullanması halinde; taşımacı kısmen kullandığı bu diğer taşıma türlerinin kullanımı esnasında o türe ait tehlikeli madde taşımacılığı mevzuatına uymak zorundadır.

ADR’yi kabul eden ve uygulayan bazı ülkelere ( Almanya 1 Aralık 1969, Azerbaycan 28 Eylül 2000, Bosna Hersek 1 Eylül 1993,Bulgaristan 12 Mayıs 1995, Fas 11 Mayıs 2001)  baktığımızda,bizim biraz geç kaldığımızı görürüz. 
Bir basit örnek vermek istiyorum.Tehlikeli madde kapsamındaki akaryakıt taşımalarında Türkiye'de  220 milyon tonun üzerinde ürünün karayoluyla taşındığı, bunun da yılda iki milyon adet tankere denk geldiği belirtiliyor.
Diğer tehlikeli (1000 çeşit) maddeleri taşımadığımızı kabul etsek bile,akaryakıt/LPG/LNG taşıyan bu araçlar standartlara uygun olarak trafiğe çıkmıyorlarsa,”çok tehlikeli” bir durumla karşı karşıyayız demektir.
TCDD tehlikeli madde taşımalarını uluslar arası (RID) kurallara uygun olarak yapmaktadır.  Akaryakıt taşımaları için vagon parkında yeteri kadar uygun vagon bulunmaktadır.Ancak ülke genelinde büyük miktarda yapılan akaryakıt taşımalarından demiryolu çok az (2007 yılında 262 bin ton) miktarda pay alabilmektedir.Bunun nedeni de göndericilerin/alıcıların demiryolu taşımacılığını ihmal etmeleridir.
Almanya'daki tehlikeli madde taşımacılığındaki oranlara baktığımızda, karayoluyla taşınan tüm malların yüzde 5 ile 8'i arasındaki kısmının tehlikeli maddeden oluştuğunu, tren taşımacılığında bu oranın yüzde 20, deniz taşımacılığında yüzde 25 olduğunu görürüz.
Eğitimler,standartlara uyum,çalışma koşulları,araç/ekipman değişiklikleri,yükleme/boşaltma koşulları v.b. şartları yerine getirilme zorunluluğu önemli bir maliyete neden olacaktır.Burada şöyle bir şey söylenebilir,”İnsan ve doğa” için her şeye katlanmak gerek.
Bu işlerin üzerine tuz/biber olacak “Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesine Yönelik  Kyoto Protokolüne  Katılmamızın Uygun Bulunduğuna Dair Kanun (Kanun No:5836),” da  05.02.2009 tarihinde TBMM kabul edilmiş ve 17.Şubat.2009 tarihli 27144 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.
İşimiz zor,hem de çok zor.


Yaşar ROTA

DUYURU

İlgililerin dikkatine; 19 Haziran 2019 Çarşamba

Firmamız Greenbrier(Rayvag) olarak ülkemiz demiryolu taşımacılığının yoğun olarak yapıldığı Payas/İskenderun, Malatya, Kayseri ve Divriği/Sivas'ta Mobil servis hizmeti vermeye başlamışlardır. Hizmetlerimiz üç şekilde verilmektedir.
1-Vagon sahibi firma vagonu hakkında bilgi verir. Yapılacak tamirin şeklini de belirlemiş ise; Firmamızdan fiyat ister ve karşılıklı mutabakatla arıza giderilerek fatura edilir.
2-Vagon sahibi firma vagonları ile ilgili bilgileri verir, firmamız yıllık olarak vagonların bütün ihtiyaçlarını karşılayarak hizmet verir. Karşılıklı şartları belirleyerek fiyatlama mutabakatı ile aylık fatura edilerek ödeme talep edilir.
3-Mobil ekiplerimizin konuşlandığı istasyonlardan geçen müşteriye ait vagonların tamamı her geçişinde arıza, sarf ve durum tespiti amaçlı kontrol edilir, bir gün sonra müşteriye rapor edilir. Bu hizmet için vagon başı cüzi bir bedel aylık olarak talep edilir. Şayet arıza tespit edilirse anında müşterinin ECM ve yetkilisine haber verilir. Arıza hakkında detaylı bilgi verilir, tamirin yapılma şekli belirlendikten sonra müşteriye daha önce belirtilen yedek parça ve işçilik ücreti üzerinden tamir gerçekleştirilir.
Bilgilerinize sunarız.

Üyelerimiz

E-Posta Listemize Kayıt Olun

Aşağıdaki formu kullanarak e-posta adresinizi sistemimize kayıt edin, gelişmelerden haberdar olun.

Süreli Yayınlarımız

Demiryolu Dergisi Son Sayısı Çıktı!

Demiryolu Dergisi Son Sayısı Çıktı!

İndir

Çevirimiçi Broşürümüzü İndirmek İçin TIKLAYIN!

Raporumuzu İndirmek İçin TIKLAYIN!

Bilanço ve Gelir Tablosunu İndirmek İçin TIKLAYIN!