Bize Ulaşın :

+90 (216) 495 29 65

Köşe Yazıları

15.02.2013

Lojistikçiler ve Taşımacılar Olarak Türkiye'nin ve Sektörün Geleceğine Hazırmıyız?

Türkiye daha düne kadar  “Lojistik” ve “Kombine Taşımacılık” gibi kavramları pek tanımıyordu.

Firma isminde“Logistics/Lojistik” bulunan veya sonradan eklenen Türk menşeli firmalara baktığımızda da,bu “isimlendirme” veya “eklendirme” işlemlerinin kısa bir süre önce yapıldığını görebiliriz. 

Dünya bir “ortak Pazar” haline geldi.Bu ortak pazarın oluşmasını sağlayan ve geliştiren lojistik ve taşımacılık sektörleri bu katkılarını her gün artırarak devam ettiriyor. Önümüzdeki süreçte de “lojistik ve taşımacılık”  ve  olmazsa olmaz taşıma şekli olacak “Kombine Taşımacılık” en gözde sektörler olacaktır.

Üstelik bu sektörler; münhasıran/özellikle Türkiye’nin siyaseten güçlenmesinde ,ekonomik gelişmesinde ve güvenliğinin sağlanmasında çok önemli  işlevleri olacak sektörlerdir.

Ancak mevcut lojistik ve taşımacılık sektörlerine baktığımızda çalışanların önemli bir kısmının da lojistik ve taşımacılıkla ilgili “örgün  eğitim” al(a)madığını görürüz. 

Bu da çok doğal bir şey.Zaten başka türlü olması da mümkün değildi.

Çünkü düne kadar Türkiye’de bu sektörler için bir “örgün eğitim”  arzı  yoktu.

Hadi biraz acıtarak söyleyelim.2000’li yılların başına kadar bu konularla ilgili örgün eğitim (lise,önlisans,lisans) kurumları ancak bir-iki ile ifade edilebilecek sayıdaydı.

Taşımacılık sektörü ile ilgili en önemli eğitim (Demiryolu Meslek Lisesi ,Yüksek Denizcilik Okulu ve Denizcilik Meslek Okulu hariç) “ Sürücü Kursu” eğitimleriydi.Buradan alınan sertifika ile karayolu (kamyonculuk) taşımacılığı yapılabiliyordu.

Eğitimi veren yoksa,eğitim alanın da olmayacağı tabiidir.Dolayısıyla taşımacılık ve lojistik  “iş”leri ,çalışanların “usta”larından hem pratik hem de teorik eğitim aldıkları iş alanlarıydı.

Usta-çırak ilişkisi,en önemli eğitim aracıydı.

Çırakların bazıları aynen ustaları gibi kaldılar “zanaatkar” oldular.Bazıları da ustalarını geçtiler “sanatkar” oldular.

Usta-çırak ilişkisi belki işin başlangıcında yararlıdır.Ancak çırak, ustasından öğrendiklerinin üzerine günceli yakalamak  heyecanıyla sektörünü ve sektörünü etkileyebilecek tüm gelişmeleri inceleme,araştırma,yenilikleri takip etme v.b. çabaların içinde değilse,kendini daha ileriye götürecek bilgilerle donatamıyorsa ,ancak ustasının taklidi olarak kalacaktır.

Son yıllarda Üniversiteler tarafından yeni “keşfedilen” Lojistik ,Ulaştırma,Taşımacılık,Raylı Sistemler  ile ilgili bölümlerin açılmasını ve eğitimlerin başlatılmasını , dünyanın  ve kendilerinin geleceğinin lojistik ve taşımacılıkta olacağını “hisseden” gençlerin bu konudaki “farkındalığına” çok sevinmek gerekir diye düşünüyorum.  

Türkiye’nin bu “genç” taşımacılık ve lojistik sektörünün  önünü,dünya ile rekabet edebilecek şekilde eğitimle “mücehhez/donanmış”  gençler açacaktır.Gençler de görecekler ki “insanlar daha iyilerin değil,daha farklıların peşindedir.”

Ülkemiz dünyanın en stratejik yerinde.Dört tarafımız (Akdeniz,Ege, Marmara,Karadeniz) denizlerle çevrili,enerji ve ulaştırma yollarının kesiştiği ve kıtaların birleştiği bir yerdeyiz.
Üstüne üstelik de dünyanın “lojistik yeteneği” en iyi ülkesi konumundayız.

Ama biz (Türkiye) hala bunun farkında değiliz.Dünya lojistik ve taşımacılık sektöründe payımıza düşene baktığımızda da bunu görüyoruz.Bu durumun eğitimle ve tabii “hayat boyu eğitim” ile doğru orantılı olarak gelişeceğine ve değişeceğine inanıyorum.

Bu arada bizim 1980’li yılların başından itibaren pek farkına varamadan “ıskaladığımız” bir oluşum da var.

Bu oluşum, “Türkiye’yi siyasi ve ekonomik baskı altında tutmak ve stratejik konumumuzu değersiz kılmak için Avrupa-İran-Türki Cumhuriyetler ve Avrupa-Suriye-Irak taşıma yollarının değiştirilmesi ve başka ülkelere kaydırılması “oluşumudur.Son yirmibeş yılda yaşadık ve gördük ki ulaştırma yolları,Türkiye “ bypas” edilerek değiştirildi.

Bazı küresel güçlerin ve küresel stratejilerin desteğiyle Türkiye ulaştırma yollarının dışında bıraktırıldı.

Bu konuda bir iki örnek vermek istiyorum;

Yunanistan 1980’li yılların başında bir proje hazırladı ve uygulamaya koydu. Avrupa’dan demiryolu ile Yunanistan’ın Volos Limanına getirilen eşyalar buradan Denizyolu ile Suriye’nin Lazkiye (Latakia) Limanına götürülmeye başlanıldı.Bu güzergah üzerindeki Kıbrıs da bundan yararlandırıldı.Yine Yunanistan, Lazkiye limanının  bu taşımalara uygun hale getirilmesi için,liman projesi hazırlattı. Bu projenin kredisini de temin ederek,Lazkiye’yi bölgenin en büyük limanlarından biri haline getirilmesine yardımcı oldu.Bu projeyi destekleyen ülkelerin amacı ,yukarıda anlatmaya çalıştıklarımdı.

İnanması zor olan bir örnek daha vereyim;

İran ve Irak 1980-1988 arasında ölümüne bir savaş yaşadı.Her iki taraftan bir milyonun üzerine insan öldü.Suriye bu savaşta İran’ı destekledi.Arkasından Irak Kuveyt’i (1900-1991) işgal etti.

Bütün bunlara rağmen on sene birbirleri ile ölüm kalım savaş yapan Suriye,Irak ve İran Türkiye’yi kenarda bıraktıracak bir proje için 1990’lı yılların başında işbirliği anlaşması yaptılar.Bu Proje, Yunanistan-Suriye deniz taşıma projesinin devamı niteliğindeydi.
Avrupa’dan Yunanistan-Suriye üzerinden  Lazkiye Limanına gelecek yükleri bu Limandan sonra  Suriye-Irak-İran üzerinden yapılmasını sağlayacak ve taşımaları İran ilerisi ülkelere de götürecek “Demiryolu Projesi”ydi.

Bu yıllarda gelişen bazı siyasi olaylar projeyi etkiledi.İyi ki etkiledi.

Size ilginç bir şey daha söyleyeyim.İran ,Türkiye’nin Türki Cumhuriyetleri ile bağlantısını kesmek için üç sene içinde 545 kilometrelik elektrifikasyonlu ve sinyalli  demiryolu hattı döşeyerek Sarakhs (Türkmenistan) –Meşhed (İran) hattını, Basra Körfezindeki Bandar Abbas ve Bandar İmam Humeyni limanlarına bağlantı yapan hatları 1995 yılında tamamlamış  ve bölgedeki (Türkmenistan,Özbekistan,Kazakistan) ülkelerden yapılan transit taşımacılığı Basra Körfezine kaydırmıştır.
 
Söylemeye çalıştığım,Lojistikçilerin ve taşımacıların kendi sektörlerini,ilişki içinde oldukları diğer sektörleri çok iyi tanımalar yetmiyor.Ulaştırma,taşımacılık ve lojistik tarihini,ülkesinin ve diğer Ülkelerin ve küresel güçlerin ulaştırma ve taşımacılık stratejilerini de çok iyi bilmeleri,buna göre pozisyon almaları,geleceğin vizyonunu bu birikimlerine göre oluşturmaları gerekiyor.

Raylı sistemlerin,taşımacılık sisteminde olması gereken yeri alacağını ve taşımacılık sektörünün önemli bir değişime  uğrayacağını dikkate almak gerekiyor.  
 
Planla kalkınma dönemimizde ilk defa yedi yıllık olarak hazırlanan ve 2007-2013 dönemini kapsayacak şekilde hazırlanan Dokuzuncu Kalkınma Planı,AB’nin Ulaştırma Politikalarına uygun tüm düzenlemeleri bu dönemde yapmayı ve kalkınma dönemi sonunda da AB’ye tam üye olmayı amaçlamaktadır. 

Türkiye AB müktesebatına uyum çerçevesinde,Ulaştırma ve Taşımacılık sektöründe büyük bir dönüşüm arifesinde.Bu dönüşüm demiryolu ile yapılacak. 

Ulusal Program kapsamında 2009 yılının ilk yarısında Demiryolu ile ilgili önemli iki kanun ve bunlara bağlı yönetmelikler çıkartılacak.Bu kanunlarla demiryolu işletmeciliği özel sektöre açılacak ve Özel sektör kendi  kaynaklarıyla (insan,lokomotif,vagon) yük ve yolcu taşımacılığa başlayacaktır. 

Unutulmamalı yakın gelecekte örgün ve yaygın eğitimi alınmamış iş, bizim işimiz olmayacaktır.


Yaşar ROTA

DUYURU

İlgililerin dikkatine; 19 Haziran 2019 Çarşamba

Firmamız Greenbrier(Rayvag) olarak ülkemiz demiryolu taşımacılığının yoğun olarak yapıldığı Payas/İskenderun, Malatya, Kayseri ve Divriği/Sivas'ta Mobil servis hizmeti vermeye başlamışlardır. Hizmetlerimiz üç şekilde verilmektedir.
1-Vagon sahibi firma vagonu hakkında bilgi verir. Yapılacak tamirin şeklini de belirlemiş ise; Firmamızdan fiyat ister ve karşılıklı mutabakatla arıza giderilerek fatura edilir.
2-Vagon sahibi firma vagonları ile ilgili bilgileri verir, firmamız yıllık olarak vagonların bütün ihtiyaçlarını karşılayarak hizmet verir. Karşılıklı şartları belirleyerek fiyatlama mutabakatı ile aylık fatura edilerek ödeme talep edilir.
3-Mobil ekiplerimizin konuşlandığı istasyonlardan geçen müşteriye ait vagonların tamamı her geçişinde arıza, sarf ve durum tespiti amaçlı kontrol edilir, bir gün sonra müşteriye rapor edilir. Bu hizmet için vagon başı cüzi bir bedel aylık olarak talep edilir. Şayet arıza tespit edilirse anında müşterinin ECM ve yetkilisine haber verilir. Arıza hakkında detaylı bilgi verilir, tamirin yapılma şekli belirlendikten sonra müşteriye daha önce belirtilen yedek parça ve işçilik ücreti üzerinden tamir gerçekleştirilir.
Bilgilerinize sunarız.

Üyelerimiz

E-Posta Listemize Kayıt Olun

Aşağıdaki formu kullanarak e-posta adresinizi sistemimize kayıt edin, gelişmelerden haberdar olun.

Süreli Yayınlarımız

Demiryolu Dergisi Son Sayısı Çıktı!

Demiryolu Dergisi Son Sayısı Çıktı!

İndir

Çevirimiçi Broşürümüzü İndirmek İçin TIKLAYIN!

Raporumuzu İndirmek İçin TIKLAYIN!

Bilanço ve Gelir Tablosunu İndirmek İçin TIKLAYIN!