Bize Ulaşın :

+90 (216) 495 29 65

Köşe Yazıları

15.02.2013

Dünyanın Yeni Ticaret Yollarını Belirliyor.

“Geçmişten adam hisse kaparmış…Ne masal şey…
Beş bin senelik kıssa,yarım hisse mi verdi?
Tarihi tekerrür diye ta’rif  ediyorlar.Hiç ibret alınsaydı,tekerrür mü ederdi?”

Mehmet Akif Ersoy 

Son yıllarda dünya ulaştırma/taşımacılık sektörün çok sık kullanılan iki terim var; “ Küresel Lojistik”ve “Yeni Ticaret  Yolları” 
Çok doğaldır ki “Küresel Lojistik” kendine “Yeni Ticaret Yolları” bulmaya çalışıyor. Bu yeni oluşumlar Türkiye’yi siyasi ve ekonomik yönden olumlu/olumsuz etkileyeceği gibi Türkiye’nin ulaştırma/taşımacılık/lojistik sektörünü de çok yakından etkileyecektir.

Son yıllarda yaşanan dünya siyasetindeki gelişmeler ve bunların siyasi sonuçları Türkiye’yi bir an da “Ticaret Yollarının” ve dolayısıyla “Küresel Lojistiğin” dışında bırakabilir.

Yeni gibi olan ama Türk/Müslüman coğrafyasının çok yabancısı olmaya bu kavramların/terimlerin geçmişini o zamanın dünya siyaseti ile kronolojik olarak incelediğimizde,sanki eski tarihlerde de bugünü yaşadığımızı görürüz.
Biliyoruz ki “İpek/Baharat Yolu” Eski Mısır ve Romalı’lardan itibaren kullanılan bir ticaret yollarıdır.
Bu ticaret yollarının geçtiği Horasan,İran;Anadolu, Suriye,Irak,Arabistan Mısır,Kuzey Afrika,İspanya ve Avrupa’da da Viyana’ya kadar olan bölgelerde 8.Yüzyıldan itibaren Emeviler /Abbasiler /Endülüs Emeviler ve Beniahmer Devletleri/Büyük Selçuklu İmparatorluğu/Anadolu Selçuklu Devleti/Memluklu Devleti/Osmanlı İmaratorluğu/Safevi Devleti gibi Türk/Müslüman devletler kuruldu.

İstanbul’un Fethiyle de Doğu Avrupa ticaretinin tüm yolları da Türklerin kontrolüne geçti.
Avrupa’nın ihtiyacı olan değerli mallar Uzak Doğu’dan Avrupa’ya, bu iki önemli yolda taşınıyordu.Türk ve Müslüman tüccarların bu yolları izleyerek Hindistan ve Çin’den getirdiği mallar ,Akdeniz ve Karadeniz Limanlarından Venedik ve Cenevizliler tarafından deniz yoluyla Avrupa’ya ulaştırılıyordu. Bu ticaret sayesinde de Türk/Müslüman/Doğu Ülkeleri oldukça zenginleşmişti.Ancak Avrupa, bu mallar birkaç el değiştirdiği için oldukça pahalıya satın alıyordu. 
Anadolu coğrafyası Asya ve Avrupa arasında önemli bir transit ticaretinin geçiş yoluydu.
Bunun sonucu olarak da Anadolu’da, bu transit taşımayı besleyen ileri düzeyde küçük sanayi el sanatları ve ticaret gelişmişti. Mallar binlerce deve, at ve katırlardan oluşan kervanlarla taşınıyordu. Kervanların yol güzergahlarında kervansaraylar,bunların etrafında da oldukça gelişmiş ve zengin şehirler oluştu.
İpek/Baharat Yolu çeşitli Türk Uygarlıklarının da kaynağı oldu.

Ticaret yollarının Müslümanların kontrolünde bulunması, birkaç el değiştiren malların çok pahalıya mal olması Avrupalıları 15. ve 16. Yüzyıllarda Yeni Ticaret Yolları aramaya yönlendirdi.Bu arayış Avrupalıların “Coğrafi ( yeni adalar,kıtalar,Okyanuslar ve Ticaret yollarının bulunması) Keşifler” yapmasına neden oldu.Coğrafi keşifler ve yeni ticaret yollarının bulunmasının sonucunda Baharat/İpek Yolları ile Akdeniz kıyısındaki limanlar önemini kaybetti.Buna karşılık Atlas Okyanusu kıyısındaki limanlar önem kazandı.Tüm İslam Ülkeleri yoksullaştı.Osmanlı topraklarında ticaret ve el işleri ile uğraşan köy, kasaba ve şehirlerde ekonomik durum çok zayıfladı.Yeni Ticaret Yollarının oluşmasından en çok zarar görenler Osmanlı İmparatorluğu ile Venedikliler ve Cenevizliler oldu. 
Ticaret yollarında Denizyolunun kullanımı 19. yüzyılın ilk çeyreğine kadar devam etti.Buharlı makinaların bulunması demiryolu işletmeciliğine başlanılması ( 1930) ile taşımacılıkta yeni bir dönem başladı.Denizlerin,göllerin ve nehirlerin kıyılarından anakaraların içlerine büyük miktarlarda yüklerin karşılıklı olarak getirilip götürülmesi mümkün hale geldi.Daha önceleri deniz yoluyla uzun mesafelerde yapılmakta olan “Ticaret Yolları”nın mesafesi önemli miktarda kısaltıldı.Anakaraların içlerindeki zenginliklere ulaşmak kolaylaştı.

Demiryolu ile birlikte Osmanlı Ülkesi/Anadolu Coğrafyası yine önem kazandı.Avrupa Ülkeleri  “bakir” Osmanlı (Anadolu,Mezopotamya,Suriye,Mısır) topraklarını işlemek ve Basra üzerinden Hindistan ve Çin’e ulaşmak için girişimlere başladılar.
İngilizler,Fransızlar ve Almanlar demiryolu yapmak ve işletmek için Osmanlı’dan imtiyazlar aldılar.Bu imtiyazlar ayrıca demiryolunun kenarında belli bir genişlikte toprak
(tarım,maden,petrol) parçasının kullanımını da içeriyordu.

Avrupa’dan Basra Körfezine kadar demiryolu ile ulaşmak, oradan da Hint Denizi yoluyla Hindistan,Çin ve Uzak Doğuya gitmek mümkün duruma gelmişti.Ayrıca Süveyş Kanalı vasıtasıyla Akdeniz Kızıldeniz’e ve dolayısıyla Hindistan ve Çin’e bağlanmıştı.

“Ticaret Yolları” yeniden değişmişti.Osmanlı Coğrafyasında ekonomi olumlu yönde önemli gelişmeler sağlıyordu.Ancak bu durum fazla uzun (1856-1914) devam etmedi.Dönemin büyük (İngiliz,Fransız,Alman,Rus)devletlerinin, Osmanlı Ülkesindeki Ticaret Yolları ve Petrol kavgaları,1.Dünya Savaşının başlamasına,Osmanlı İmparatorluğunu parçalanmasına,
Mezopotamya,Suriye,Mısır,Arabistan ve Rumeli’nin elden çıkmasına neden oldu.

Bu arada 20.Yüzyılın başında “motorlu araç” icat edildi.Bu durum “petrol”e hücumu başlattı.Otomotiv sanayi hızla gelişti,karayolu yapımına büyük önem verildi.Özellikle 2. Dünya Savaşından sonra demiryolu iyice ihmal edilerek,karayolu taşımacılığı öne çıkartıldı.O döneme göre karayolu yapımı demiryoluna göre hem daha ucuz hem de kolaydı.Akaryakıt fiyatları da çok ucuzdu.Karayolu taşıma maliyeti,demiryolu taşıma maliyetine göre oldukça düşüktü.
Bu dönemde Ticaret Yolları karayolu taşımacılığına uygun bir şekilde yeniden değişiyordu.
Tabi bu arada devreye havayolu taşımacılığı da girmişti.

Ancak 1970’li yılların başında “petrol krizi” oldu.Petrol fiyatları 30 misli arttı.Bu artış karayolu taşıma maliyetlerinin de çok artmasına neden oldu.Yeni Ticaret Yolları karayolu taşımacılığı üzerine kurulduğundan,taşımanın maliyeti kabul edilebilir ve rekabet edilebilir boyutları çok üzerine çıktı.Bunun üzerine bir de“çevre kirliliği,trafik yoğunluğu,kazalar,
bilinçli kamuoyu v.b.” ortaya çıkınca,dünya yeniden demiryolu dönmenin yollarını aramaya başladı.

20.Yüzyılın sonu “demiryolunun yeniden doğuşu” ile tamamlandı.21.Yüzyıl,küreselleşen bir dünya ve yeniden keşfedilen demiryolu taşımacılığı ile gözlerini dünyaya açtı.

Artık “Küresel Taşımacılığın” en önemli enstrümanları “Kombine Taşımacılık” ve “ana aks” olarak da “demiryolu taşımacılığı” olacak.

Ancak soru şuydu;küresel lojistik/taşımacılık ana aks olarak hangi demiryolu güzergahlarını kullanacaktı.Bu güzergahların tesbiti ekonominin kurallarına göre mi,siyasetin kurallarına göre mi tesbit edilecekti.Bu çok önemli tesbitin yapılması,”dünya siyasetinde safların/gruplaşmaların yeniden dizayni” ile de çok ilgiliydi.
Şu çok iyi biliniyor ki,dünya siyaseti yeniden kuruluyor.Ticaret yollarının güzergahlarının belirlemesi, kıran kırana olacak ve güc gösterisine dönüşecektir.

21.Yüzyılın ticaret yollarını belirleyecek siyasi olaylarına baktığımızda,sanki 20.Yüzyılın başındaki olayları ,”tarihi tekerrür ettiren” olayları yeniden yaşıyor gibiyiz.

Olaylara ve gelişmelere baktığımızda şunları görürüz;
ABD’nin egemenliğinde tek kutuplu yaklaşımın dünya güvenliğine zarar verdiğini düşünen Rusya,denge oluşturmak için çalışmalara başladı.
Şanghay İşbirliği Örgütü,Çin,Rusya,Kazakistan,Kırgızistan,Tacikistan ve Özbekistan’ın katılımıyla oluşturuldu.
Amerika ve İngiltere enerji kaynakları ve stratejik konumu nedeniyle Irak’ı işgal etti.Mevcut ticaret yollarını kontrolü altına aldı.
Avrupa ve Asya arasında yıllık yaklaşık “1 trilyon dolarlık” mal akışına denizyolundan daha süratli ve güvenli,havayolundan daha ucuz  bir yol arayan ülkeler,Batı Rusya’yı Sibirya’ya,Uzak Doğu Rusya’ya,Moğolistan,Çin ve Japon Denizine bağlayan ve Moskova’dan Pasifik kıyısındaki Vladivostok’a 9288 km.lik uzunluğuyla Dünyanın en uzun demiryollarından biri olan Trans-Sibirya Demiryoluna yaklaştılar.

Avrupa-Asya Demiryolunun gelişmesi için Rusya,Çin,Moğolistan,Beyaz Rusya,Polonya ve Almanya demiryolu idareleri arasında bir protokol imzalandı.Almanya-Çin arasında demiryolu konteyner taşımacılığının Trans-Sibirya ve Trans-Moğolistan demiryolu güzergahı üzerinden yapılacağı kesinleşti.Ayrıca Çin ve Rusya’nın Almanya’da gerçekleşecek olan demiryolu özelleştirme sürecine dahil olacakları açıklandı.

Putin ile Merkel arasında Alman ve Rus demiryolu işletmeleri işbirliği anlaşması imzalandı.Buna ilaveten Rusya’nın girişimiyle Berlin-Moskova-Tahran arası demiryolu ile birleştirme çalışmaları başlatıldı.Bu girişim,İran’ı özellikle enerji taşımasında devre dışı bırakmak isteyen Amerika’ya karşı Rusya’nın Almanya ile ittifak yaparak stratejik bir avantaj elde etmesi anlamına geliyordu.

Rus Demiryolları (RZD) ve Alman Demiryolları (DB) “kombine taşımacılık/konteyner taşımacılığı” için merkezi Berlin’de bulunan Trans-Eurasia Logistics firmasını kurdular.Çin demiryollarının da bu ortaklığa katılacağı açıklandı.

Dünya nüfusunun yüzde 42’sini barındıran ve “BRIC Ülkeleri” olarak adlandırılan Brezilya,Rusya,Hindistan ve Çin arasında işbirliği yapılması kararlaştırıldı.

Tam da bu oluşumların olduğu bir dönemde,Almanya ve Fransa Türkiye’nin AB’ye “tam üyeliğine” karşı çıktılar.20.Yüzyılın başında Anadolu ve Mezopotamya’ya (petrol ve Uzak Doğu’ya gitmek için) demiryolu ile gelmek isteyen ancak İngiltere tarafından1.Dünya Savaşı çıkartılarak durdurulan Almanya ve bu bölgede yine İngiltere’den “kazık” yiyen Fransa  birlikte enerji ve hammadde temini,yeni pazarlara ulaşmak amacıyla Rusya,Çin,İran ve Hindistan’la işbirliği yoluna gittiler.Acaba Avrupa’nın Asya’ya olan “Ticaret Yolu” güzergahı yeniden değiştirilmek,Rusya üzerinden İran,Çin ve Uzak Doğuya yine “demiryolu” ile gidilmek mi isteniyor.?

Önümüzdeki sürecin Türkiye için çok zorlu geçeceğini  düşünüyoruz.


Yaşar ROTA 

DUYURU

İlgililerin dikkatine; 19 Haziran 2019 Çarşamba

Firmamız Greenbrier(Rayvag) olarak ülkemiz demiryolu taşımacılığının yoğun olarak yapıldığı Payas/İskenderun, Malatya, Kayseri ve Divriği/Sivas'ta Mobil servis hizmeti vermeye başlamışlardır. Hizmetlerimiz üç şekilde verilmektedir.
1-Vagon sahibi firma vagonu hakkında bilgi verir. Yapılacak tamirin şeklini de belirlemiş ise; Firmamızdan fiyat ister ve karşılıklı mutabakatla arıza giderilerek fatura edilir.
2-Vagon sahibi firma vagonları ile ilgili bilgileri verir, firmamız yıllık olarak vagonların bütün ihtiyaçlarını karşılayarak hizmet verir. Karşılıklı şartları belirleyerek fiyatlama mutabakatı ile aylık fatura edilerek ödeme talep edilir.
3-Mobil ekiplerimizin konuşlandığı istasyonlardan geçen müşteriye ait vagonların tamamı her geçişinde arıza, sarf ve durum tespiti amaçlı kontrol edilir, bir gün sonra müşteriye rapor edilir. Bu hizmet için vagon başı cüzi bir bedel aylık olarak talep edilir. Şayet arıza tespit edilirse anında müşterinin ECM ve yetkilisine haber verilir. Arıza hakkında detaylı bilgi verilir, tamirin yapılma şekli belirlendikten sonra müşteriye daha önce belirtilen yedek parça ve işçilik ücreti üzerinden tamir gerçekleştirilir.
Bilgilerinize sunarız.

Üyelerimiz

E-Posta Listemize Kayıt Olun

Aşağıdaki formu kullanarak e-posta adresinizi sistemimize kayıt edin, gelişmelerden haberdar olun.

Süreli Yayınlarımız

Demiryolu Dergisi Son Sayısı Çıktı!

Demiryolu Dergisi Son Sayısı Çıktı!

İndir

Çevirimiçi Broşürümüzü İndirmek İçin TIKLAYIN!

Raporumuzu İndirmek İçin TIKLAYIN!

Bilanço ve Gelir Tablosunu İndirmek İçin TIKLAYIN!