Bize Ulaşın :

+90 (216) 495 29 65

Köşe Yazıları

15.02.2013

Bütçe Maratonu Bitti : Demiryolları 60 Yıl Sonra Öne Geçti

Son dönemde Taşımacılık/Ulaştırma Sektörünü çok yakından ilgilendiren ve taşıma türleri arasında dengeleri değiştirecek gelişmeler oluyor.
Bu gelişmeler Taşımacılık Sektöründe bugüne kadar olan “temel taşımacılık anlayışını “ kökten değiştirecek şekilde ortaya konuluyor.
Aslında Taşımacılık Altsektörleri arasındaki büyük dengesizliğin, insan yaşamına,geleceğine ve doğaya getirdiği yaşamsal sorunlar nedeniyle bu dengesizliği değiştirecek önlemlerin alınması ile ilgili gelişmeler petrol krizi ile birlikte 1970’li yılların başından itibaren başladı ve 21.yüzyılın hemen başında da hız kazanarak bugünlere gelindi.
Bu konu ile ilgili gelişmeleri takip edemeyen ve bu gelişmelere göre “kendini hazırlayamayan” Türk Taşımacılık Sektörü” önümüzdeki süreçte çok sıkıntı çekebilir ve zor durumda kalabilir.
Yakın geçmişteki bazı gelişmelerle bu konuya açıklık getirmek istiyoruz;
AB’nin Taşımacılık/Ulaştırma Sektörüne Yaklaşımı şöyleydi;Karayolu taşımacılığı kısıtlanmalı,demiryolu taşımacılığı yeniden canlandırılmalı,yük taşımalarında taşımanın ana aks’ı demiryolu,denizyolu ve içsuyolu olmalı,kombine taşımacılık yapılmalı,Yeni demiryolu ağları inşa edilmeli,Demiryolu altyapısı devlet tekelinde kalarak demiryolu işletmeciliği özelleştirilmelidir.
Türkiye’nin AB Mali Takvimi dikkate alarak 2007-2013 yıllarını kapsayacak şekilde ilk defa  7 yıllık olarak hazırladığı 9 ncu Kalkınma Planı da; AB’ye üyelik için uyum sürecini tamamlamış bir Türkiye vizyonu anlayışında ve Uzun Vadeli Strateji (2001-2023) çerçevesinde  ve AB’ye üyelik sürecine katkı sağlayacak temel strateji dokümanı olarak tasarlanmıştır.
9 ncu Kalkınma Planında, sektörel ve tematik politikalar ve öncelikler AB ekseni altında ele alınmış ve aynı stratejik amaca hizmet edecek şekilde ilişkilendirilmişlerdir,
Bu anlayışla hazırlanan 9 ncu Kalkınma Planına göre;
Yük taşımalarının demiryolu ağırlıklı yapılması ulaştırma sektöründe stratejik bir amaçtır. 
Bu doğrultuda özel sektör tren işletmeciliği geliştirilecektir. Yük taşımacılığı özel sektörün işletmecilik avantajlarından yararlanılmak üzere serbestleştirilecek ve TCDD yeniden yapılandırılarak kamu üzerindeki mali yükü sürdürülebilir bir seviyeye çekilecektir. 
Özel sektörle ortaklıklara gidilerek başta  Sanayi Bölgeleri olmak üzere demiryolu bağlantı hattı yatırımları yapılacak ve araç yatırımları özel sektöre bırakılacaktır.
Kombine taşımacılığının yaygınlaştırılması,demiryolu alt yapısı ihtiyaçlarının  karşılanmasında özel sektör katılımını arttırılacak modeller geliştirilecektir.Yük taşımacılığında demiryolu ve denizyoluna ağırlık verilecektir.Yük taşımalarının demiryollarına kaydırılmasını sağlayan politikalar izlenecek,yüklerin demiryolu ve denizyolu ile taşınması özenlendirilecektir.
Yine 9 ncu Kalkınma Planına göre; Eşya Taşımalarında Gelişme (milyon ton-km) olarak  2007-2013 artış oranı; 
• Yurtiçi taşımalarında Demiryolunda yüzde 12, Karayolunda yüzde 5,6 
• Yurdışı Taşımalarında Demiryolunda  yüzde 25 ,Karayolu Taşımalarında ise bir öngörü bulunmamaktadır.
Biliyoruz ki Bütçe Kanunları,  Kalkınma Planlarında belirtilen hedeflere ulaşabilmek için hazırlanmaktadır.
Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım, Ulaştırma Bakanlığının 2010 yılı yatırım bütçesinin yüzde 38'inin karayolu, yüzde 39'unun ise demiryolu yapımına ayrıldığını belirterek, “Son 60 yılda ilk defa yatırımda demiryolları, karayollarının önüne geçmiş oluyor” dedi.
Demiryolu yatırımlarının Karayolu yatırımlarının önüne geçtiği 2010 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Tasarısı TBMM Genel Kurulunda kabul edildi.
Bu sonuç göstermiştir ki,Türkiye 2010 Yılı Merkezi Yönetim Bütçesini  AB Direktiflerini,AB Müktesebatını,Türkiye’nin Dokuzuncu Kalkınma Planını ,Ulusal Programlarını ve Hükümet Programlarını dikkate alarak hazırlamıştır.
Geleceğin bütçelerinde de bu yaklaşımın/anlayışın devam edeceği,taşımacılık sektörleri arasındaki demiryolu aleyhine olan  dengesizliğin giderilmesi ile ilgili düzenlemelerin önümüzdeki süreçte artarak devam edeceği  artık kesinleşmiştir.
Bu değişimlerin hızlandırılmasına etki edecek bir başka önemli gelişme de,Türkiye’nin Kyoto Protokolünü onaylamasıdır.
Bilimsel bir gerçeklik,iklim değişikliğine en çok petrol,doğal gaz ve kömür fosili gibi yakıtlar neden olmaktadır. 
Bu durumu dikkate alarak hazırlanan ve amacı,atmosferdeki sera gazı yoğunluğunun,iklime tehlikeli etki yapmayacak seviyelerde dengede kalmasının sağlamak olan Kyoto Protokolü 05.02.2009 tarihinde TBMM Genel Kurulunda kabul edilerek yasalaşmıştı.  
Bu kanunun gerekçesi de şöyle;”Ülkemizin kurucu üyelerinden olduğu BM’nin saygın bir üyesi olarak,Protokol’e taraf olması,uluslar arası gündemin en öncelikli ve acil sorunlarından biri haline gelen iklim değişikliği ile mücadele konusundaki kararlılığını ve uluslar arası toplumun güvenilir bir ülkesi olduğunu göstermesi bakımından önem arzetmektedir.”
Bu gelişmeleri üst üste koyduğumuzda, Türkiye’de ve tüm dünyada taşımacılık sektöründe demiryolu yatırımlarının ve teşviklerinin çok öne çıkacağı anlaşılacaktır.
Burada da devreye demiryolu taşımacılığı yapanlarla bu taşımacılığı besleyen (çeken-çekilen araç sahibi olanlar,çeken-çekilen araç üretimi,bakım ve onarımı yapanlar,eğitimciler v.b) demiryolu sektörleri devreye girecektir.
Ayrıca ve özellikle şunu da belirtmek gerekir diye düşünüyoruz.
Avrupa Birliği tanımlamalarına göre, sosyal ve ekonomik aktörleri temsil eden kuruluşlar  sivil toplumu oluşturmaktadır.
AB’ye aday olan ülkelerde, AB’ye üyeliğin önkoşulunu oluşturan Kopenhag Kriterlerine uyum çerçevesinde sivil toplumun gelişmesine büyük önem verilmektedir.
Sivil Toplum (STK) Kuruluşları, temsil ettikleri kitlelerin toplumsal yaşamın tüm yönlerine ilişkin görüş,endişe ve taleplerine aracılık etmektedir.
Dolayısıyla farklı çıkarların dile getirilmesi ve katılımcılığın sağlanabilmesi açısından STK’larının karar alma mekanizmasına katılımı şarttır.
Hatta günümüzde  bu katılımın şekli ve oranı bir ülkedeki demokrasi standartlarının seviyesini gösterir hale gelmiştir.
Bu çerçevede Türkiye’de de ,AB’ye uyum sürecinde STK’larının güçlendirilmesi ve bu sürece dahil edilmesi gerekmektedir. 
Bu durumda “ Demiryolu Taşımacılığı Ana Şemsiyesi”  altında, demiryolu yük ve yolcu taşımacıları,demiryolu çeken ve çekilen araç üreticileri,demiryolu araçlarının ve altyapısının bakım ve onarımını yapanlar,lojistik ve demiryolu ile ilgili eğitim verenler önemli ve yaşamsal bir karar almaları ve “mesleki bir demiryolu sivil toplum kuruluşu” çatısı altında birleşmelilerdir.
Bu “mesleki demiryolu sivil toplum kuruluşu” demiryolu ile her türlü mal ve hizmet üretenleri ulusal ve uluslar arası her  platformda ifade edecek,demiryolunu ve demiryolu taşımacılığını daima gündemde tutulmasını ,demiryoluna yatırım yapan ve yapacakların önünün açılmasını sağlayacaktır.  
Demiryolu Sektöründe  mal ve hizmet üretenlerin, Kamu Kurumları ve diğer sektörlerin ilgili kuruluşları,uluslar arası demiryolu mesleki kuruluşları ile olan/olacak ilişkilerini tek tek kendilerine ait  kurumlar ve firmalar kanalıyla yapmaları,muhatap alınmaları ve sonuca varmaları  pek mümkün görülmemektedir.
Yukarıda da belirtildiği gibi demokrasi anlayışı gelişmiş ve geliştirmek isteyen  ülkelerde,mesleki STK’ları tüm karar alma ve hak arama süreçlerinde kamu tarafından muhatap kabul edilmektedirler.Mesleki standartların belirlenmesinde,eğitimin yönlendirilmesinde,karar alma mercilerinin harekete geçirilmesinde de mesleki STK’ları dikkate alınmak durumundadır.
Yeni bir demiryolu taşımacılığı yapısına geçiş yapmak ,Ulusal ve Uluslar arası ilişkilerde sonuç almak ancak Demiryolu Taşımacılığı ile ilgili olan tüm firmaların  güçlü bir Mesleki Sivil Toplum Kuruluşu/Derneği aracılığı ile olacaktır.
Unutulmamalıdır ki hangi sektörde olursanız olunuz,sektörünüzü destekleyen Mesleki Sivil Toplum Kuruluşunuza güç ve destek vermiyorsanız ,mükemmel olarak hazırlanmış  tüm hedeflerinizi,stratejilerinizi, proje ve yatırımlarınızı  kendi başınıza hayata geçirmekte  zorlanabilirsiniz.
Sözün özü, gelecek demiryolu ,demiryolu taşımacılığı ve demiryolu sektöründe mal ve hizmet üretenler/üretecek olanlarındır.

Yaşar ROTA

DUYURU

İlgililerin dikkatine; 19 Haziran 2019 Çarşamba

Firmamız Greenbrier(Rayvag) olarak ülkemiz demiryolu taşımacılığının yoğun olarak yapıldığı Payas/İskenderun, Malatya, Kayseri ve Divriği/Sivas'ta Mobil servis hizmeti vermeye başlamışlardır. Hizmetlerimiz üç şekilde verilmektedir.
1-Vagon sahibi firma vagonu hakkında bilgi verir. Yapılacak tamirin şeklini de belirlemiş ise; Firmamızdan fiyat ister ve karşılıklı mutabakatla arıza giderilerek fatura edilir.
2-Vagon sahibi firma vagonları ile ilgili bilgileri verir, firmamız yıllık olarak vagonların bütün ihtiyaçlarını karşılayarak hizmet verir. Karşılıklı şartları belirleyerek fiyatlama mutabakatı ile aylık fatura edilerek ödeme talep edilir.
3-Mobil ekiplerimizin konuşlandığı istasyonlardan geçen müşteriye ait vagonların tamamı her geçişinde arıza, sarf ve durum tespiti amaçlı kontrol edilir, bir gün sonra müşteriye rapor edilir. Bu hizmet için vagon başı cüzi bir bedel aylık olarak talep edilir. Şayet arıza tespit edilirse anında müşterinin ECM ve yetkilisine haber verilir. Arıza hakkında detaylı bilgi verilir, tamirin yapılma şekli belirlendikten sonra müşteriye daha önce belirtilen yedek parça ve işçilik ücreti üzerinden tamir gerçekleştirilir.
Bilgilerinize sunarız.

Üyelerimiz

E-Posta Listemize Kayıt Olun

Aşağıdaki formu kullanarak e-posta adresinizi sistemimize kayıt edin, gelişmelerden haberdar olun.

Süreli Yayınlarımız

Demiryolu Dergisi Son Sayısı Çıktı!

Demiryolu Dergisi Son Sayısı Çıktı!

İndir

Çevirimiçi Broşürümüzü İndirmek İçin TIKLAYIN!

Raporumuzu İndirmek İçin TIKLAYIN!

Bilanço ve Gelir Tablosunu İndirmek İçin TIKLAYIN!